Kararın özeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “kaldırma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Haciz ihbarnamesi (İİK m. 89). Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasına iş bu dava açıldıktan sonra haricen ödeme yapılarak icra dosyasının kapatıldığı, davanın konusuz kalması nedeniyle yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, buna göre davacıya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi gereğince gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediği, bu nedenle üçüncü haciz ihbarnamesi düzenlenmesinin doğru olduğu, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi davanın açılmasında kusuru bulunmadığından davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
11. Hukuk Dairesi 2025/6917 E. , 2026/4083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1121 Esas, 2025/1233 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/127 E., 2025/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İcra Müdürlüğünce davacıya üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilince birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmediğinden üçüncü haciz ihbarnamesinde belirtilen 684.540,82 TL'nin davacının zimmetinde sayıldığını, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde işbu davanın açıldığını ileri sürerek İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2021/6808 E. sayılı dosyasında borçlu ve alacaklı sıfatına sahip olan davalılara müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasına iş bu dava açıldıktan sonra haricen ödeme yapılarak icra dosyasının kapatıldığı, davanın konusuz kalması nedeniyle yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, buna göre davacıya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi gereğince gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediği, bu nedenle üçüncü haciz ihbarnamesi düzenlenmesinin doğru olduğu, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi davanın açılmasında kusuru bulunmadığından davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 89. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince yargılama devam ederken icra dosyasına borcun ödenmesi nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine davacı tarafından itiraz edilmediği, üçüncü haciz ihbarnamesi düzenlenmesinin doğru olduğu ve eldeki davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği, davanın açılmasında kusuru bulunmayan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Üçüncü kişinin, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmemiş olması hâlinde, kendisine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açma hakkı bulunmaktadır. Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemiş olması dolayısıyla kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 hükmü uyarınca açtığı menfi tespit davasının tamamen ya da kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda, sırf birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmediği, kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine ve dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu olacağı yönünde bir kabul, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesine aykırı olduğu gibi 2004 sayılı Kanun'un 89/3 hükmünde açıkça tanınan dava hakkının kullanılmasına bir kısıtlama oluşturacaktır. Böyle bir durumda yargılama giderlerinden sorumlu olmak istemeyen davalının, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 hükmü uyarınca aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul etmesi gerekir. Bu yönde bir kabulü olmadığı sürece davalı, davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinin tamamından, kısmen kabulü hâlinde ise haklılık durumuna belirlenen kısmından sorumlu olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-62 E., 2023/464 K. ve 17.05.2023 tarihli emsal kararı)
HMK'nın esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı 331/1 hükmü uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Eldeki davada, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının, icra dosyasında borçlu olan davalılara borcu bulunmadığı tespit edilmiş, icra dosyası borcu ödenerek kapatıldığı için Mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı tarafından da ilk duruşmada davayı kısmen veya tamamen kabul ettiğine dair bir beyanda bulunulmamıştır. O hâlde; dava tarihinde davacı taraf menfi tespit davası açmakta haklı olup Mahkemece davacı yararına yargılama giderleri ile vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/564, K. 2026/3083Haciz ihbarnamesi (İİK m. 89) – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/564 E., 2026/3083 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2025/1033, K. 2025/703Haciz ihbarnamesi (İİK m. 89) – Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi, 2025/1033 E., 2025/703 K.
- YargıtayE. 2025/5997, K. 2026/33022004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklı menfi tespit istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5997 E., 2026/3302 K.
- YargıtayE. 2025/3669, K. 2026/2681İİK'nın 89. maddesi kapsamında istirdat ve menfi tespit istemi (maaş haczi) – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3669 E., 2026/2681 K.
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.