Boşanmaya karar veren eşlerin önünde iki yol vardır: boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşarak mahkemeye birlikte gitmek ya da anlaşamadıkları konuları mahkemenin çözmesini istemek. Bu iki yol yalnızca süre bakımından değil; ispat yükü, kusur tespiti, nafaka ve tazminat gibi sonuçlar bakımından da birbirinden ayrılır. Hangi yolun seçileceği, çoğu zaman boşanmadan sonraki yılları belirler.
Türk hukukunda boşanma sebepleri
Türk Medeni Kanunu, boşanmayı belirli sebeplere bağlamıştır. Özel boşanma sebepleri zina, hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır (TMK m. 161-165). Genel boşanma sebebi ise evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır (TMK m. 166/1).
Anlaşmalı boşanma ayrı bir sebep değildir; kanun, belirli koşullar gerçekleştiğinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağını kabul eder (TMK m. 166/3). Aynı şekilde, daha önce açılan bir boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamaması hâlinde de evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir (süre, 7532 sayılı Kanunla üç yıldan bir yıla indirilmiştir; TMK m. 166/4).
Boşanma ve ayrılık davaları aile mahkemesinde görülür; yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Anlaşmalı boşanmanın şartları
Anlaşmalı boşanma için dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Süre, resmî nikâh tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır.
- Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmelidir.
- Hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir.
- Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi hâkim uygun bulmalıdır.
Bu düzenleme uygulamada "boşanma protokolü" olarak adlandırılan yazılı anlaşmayla mahkemeye sunulur. Protokolde velayet, çocukla kişisel ilişkinin günleri ve saatleri, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, ev eşyaları ve isteniyorsa mal rejimi tasfiyesine ilişkin hükümler yer alır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini göz önünde tutarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.
Anlaşmalı boşanmanın en önemli özelliği, kusur araştırması yapılmamasıdır. Taraflar birbirini suçlamak, tanık dinletmek veya özel hayata ilişkin delil sunmak zorunda kalmaz. Boşanmada tarafların ikrarının hâkimi bağlamayacağına ilişkin kural, anlaşmalı boşanmada uygulanmaz (TMK m. 184). Bu nedenle dava çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanır.
Çekişmeli boşanmada ispat ve kusur
Eşler boşanma konusunda ya da boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamıyorsa dava çekişmeli olarak görülür. Davacı, dayandığı boşanma sebebini ispat etmek zorundadır. Genel sebebe dayanan davada evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve ortak hayatın çekilmez hâle geldiği, tanık beyanları, mesaj kayıtları, sosyal medya içerikleri, sağlık raporları ve benzeri delillerle ortaya konur. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller ise değerlendirmeye alınmaz.
Kusur, çekişmeli boşanmanın eksenidir. Davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2). Mahkeme, tarafları "ağır kusurlu", "eşit kusurlu" veya "az kusurlu" olarak nitelendirir ve bu nitelendirme boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan belirler.
Kusur tespitinde bir ayrıntı sıkça gözden kaçar: Af edilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar boşanma sebebi olarak ileri sürülemez. Yargıtay, daha önce açılan bir boşanma davasından feragat edilmesini, feragat tarihinden önceki kusurlu davranışların affedilmesi olarak değerlendirmektedir; bu olaylara yeniden dayanılamaz. Benzer biçimde, eşlerin birbirine karşı ayrı ayrı açtıkları boşanma davalarının, biri genel sebebe diğeri zinaya dayansa dahi, birleştirilerek birlikte görülmesi gerektiği de Yargıtay uygulamasında yerleşmiştir; kusur ancak tüm olaylar birlikte değerlendirilerek belirlenebilir.
Mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin düzenlemeler
Boşanmanın mali sonuçları üç başlıkta toplanır. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir (TMK m. 174). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için yoksulluk nafakası isteyebilir (TMK m. 175). Bu talepler çekişmeli davada mahkemece, anlaşmalı boşanmada ise protokolle belirlenir.
Çocuklara ilişkin düzenlemelerde fark daha azdır. Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularında hâkim her iki usulde de çocuğun üstün yararını gözetir ve protokoldeki düzenlemeyi bu açıdan denetler (TMK m. 182). Anlaşmalı boşanmada taraflar bu konuları düzenlemiş olsa bile hâkim, çocuğun yararına aykırı gördüğü hükümleri değiştirebilir.
Dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için hâkim geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169); tedbir nafakası bu önlemlerin başında gelir. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ileri sürülecek tazminat ve nafaka talepleri bir yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m. 178).
Hangi yol kimin için uygundur?
Anlaşmalı boşanma; tarafların iletişim kurabildiği, mal varlığı ve çocuklara ilişkin konularda makul bir dengeye ulaşabildiği ve süreci hızla tamamlamak istediği durumlarda uygundur. Hızlı olması, özel hayatın duruşma salonuna taşınmaması ve maliyetinin düşüklüğü başlıca avantajlarıdır. Ancak protokolde atlanan veya hatalı düzenlenen bir husus yıllarca sürecek sonuçlar doğurabilir; özellikle mal rejimi tasfiyesi ve nafaka miktarları konusunda dikkatli olunmalıdır.
Çekişmeli boşanma ise taraflardan birinin boşanmak istemediği, kusurun tazminat ve nafaka bakımından belirleyici olduğu, şiddet veya sadakatsizlik gibi ağır olayların bulunduğu ya da anlaşma girişimlerinin sonuçsuz kaldığı durumlarda kaçınılmazdır. Uzun sürmesi ve yıpratıcı olması dezavantajdır; ancak haklı tarafın kusur tespitine dayalı haklarını elde etmesinin tek yoludur.
İki yol birbirini dışlamaz. Çekişmeli başlayan bir dava, yargılama sırasında tarafların anlaşmasıyla anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir; anlaşmalı başlayan dava da bir tarafın protokolden dönmesiyle çekişmeli hâle gelir.
Sık yapılan hatalar
- Bir yılı doldurmamış evlilikte anlaşmalı boşanma davası açmak.
- İnternetten alınan şablon protokollerle mal rejimi, ev eşyası veya nafaka konularını belirsiz bırakmak.
- Protokolde yoksulluk nafakasından feragat edildiğini açıkça yazmamak ve sonradan talep edilebileceğini unutmak.
- Çekişmeli davada hukuka aykırı elde edilmiş kayıtlara dayanmak.
- Dilekçede ileri sürülmeyen olayları duruşmada tanıklarla ispat etmeye çalışmak; iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı uygulanır.
- Boşanma kesinleştikten sonra bir yıl içinde tazminat ve nafaka taleplerini ileri sürmemek.
Sonuç
Anlaşmalı boşanma hız ve öngörülebilirlik sunar; çekişmeli boşanma ise kusura dayalı hakların tam olarak elde edilmesini sağlar. Seçim, evliliğin süresi, tarafların uzlaşma iradesi, mal varlığının yapısı ve çocukların durumu birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır. Hangi yol seçilirse seçilsin, dilekçe ve protokolün baştan doğru hazırlanması, boşanma sonrasında yeni uyuşmazlıklar doğmasını önler.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için evliliğin kaç yıl sürmüş olması gerekir?
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m. 166/3). Bir yılı doldurmamış evliliklerde taraflar anlaşsa bile dava çekişmeli usulde görülür ve boşanma sebebinin ispatı gerekir.
Anlaşmalı boşanmada duruşmaya katılmak zorunlu mu?
Evet. Hâkim, tarafların iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmek için her iki eşi bizzat dinlemek zorundadır. Avukatla temsil mümkündür, ancak tarafların kendilerinin duruşmada bulunması gerekir.
Çekişmeli boşanma ne kadar sürer?
Süre; tanık sayısı, delillerin toplanması, mahkemenin iş yükü ve kanun yolu aşamasına göre değişir. Anlaşmalı boşanmanın çoğunlukla tek duruşmada bitmesine karşılık çekişmeli davalar ilk derecede genellikle bir yılı aşan sürelere yayılır.
Anlaşmalı boşanma protokolünden vazgeçilebilir mi?
Karar kesinleşinceye kadar taraflardan biri anlaşmadan dönebilir. Bu durumda dava çekişmeli olarak devam eder ve davacı, boşanma sebebini genel hükümlere göre ispat etmek zorunda kalır.
Mal paylaşımı anlaşmalı boşanmada çözülür mü?
Protokole mal rejimi tasfiyesine ilişkin hükümler konulabilir; ancak protokolde düzenlenmeyen tasfiye talepleri boşanmadan sonra ayrı bir davayla ileri sürülebilir. Bu nedenle protokolde malların açıkça düzenlenmesi önemlidir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2021/7985, K. 2021/7346Boşanma davasından feragat, önceki kusurlu davranışların affı anlamına gelir; affedilen olaylar boşanma sebebi olamaz
- YargıtayE. 2026/5750, K. 2026/7442Eşlerin ayrı ayrı açtığı boşanma davaları (TMK m. 166 ve zina) birleştirilerek görülmelidir
- YargıtayE. 2026/3944, K. 2026/4670Karşılıklı boşanma ve zina davası temyizdeyken açılan yeni boşanma davası: davalar birleştirilmeli
- YargıtayE. 2025/10359, K. 2026/5045Boşanma (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/10359 E., 2026/5045 K.
Örnek Dilekçeler
- Aile MahkemesiBoşanma Dava Dilekçesi (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması)
- Aile MahkemesiBoşanma Davasına Cevap ve Karşı Dava Dilekçesi
- Aile MahkemesiAnlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi ve Boşanma Protokolü
- Aile MahkemesiBoşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Dava Dilekçesi (TMK m. 174)