Ceza hükmü kesinleştiğinde, istinaf ve temyiz gibi olağan kanun yolları kapanır. Ancak kesinleşmiş bir hükmün dayandığı delilin sahte çıkması, yeni ve kuvvetli bir delilin ortaya çıkması ya da hükmün insan hakları sözleşmesine aykırı bulunması gibi durumlarda adaletin yeniden sağlanabilmesi için Ceza Muhakemesi Kanunu olağanüstü bir yol öngörmüştür: yargılamanın yenilenmesi. Bu yol, hükmü veren mahkemeye yapılan bir istemle başlar ve kabul edilirse davanın yeniden görülmesiyle sonuçlanır. Bu yazıda yenileme nedenlerini, başvurunun usulünü, infaza etkisini ve benzer yollardan farkını açıklıyoruz.
Yenileme nedenleri (CMK m. 311)
Kesinleşmiş bir hüküm, hükümlü lehine şu hâllerde yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilir (CMK m. 311/1):
- Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması,
- Yemin verilerek dinlenen bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmalle gerçeğe aykırı tanıklıkta bulunduğunun veya oy verdiğinin anlaşılması,
- Hükme katılan hâkimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevini yapmada kusur etmesi,
- Ceza hükmünün dayandığı hukuk mahkemesi kararının, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kaldırılması,
- Yeni olaylar veya yeni delillerin ortaya konulması ve bunların sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasıyla mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması,
- Ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da başvuru hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
Son nedende istem, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır. Aleyhe yenileme ise yalnızca lehe ileri sürülen belgenin sahte olması, hâkimin sanık lehine görevde kusur etmesi veya beraat eden sanığın hâkim önünde güvenilir bir ikrarda bulunması hâllerinde mümkündür (CMK m. 314). Kanunun aynı maddesinde yer alan sınır içinde cezanın değiştirilmesi amacıyla yenileme istenemez; hatanın giderilmesini sağlayacak başka bir yol varsa da yenileme yoluna gidilemez (CMK m. 315).
Benzer yollardan farkı: AYM kararı, kanun yararına bozma ve eski hâle getirme
Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine ihlal kararı vermesi hâlinde, ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir; mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse dosya üzerinden karar verir (6216 sayılı Kanun m. 50/2). Bu yol CMK m. 311'den ayrıdır.
Kanun yararına bozma (CMK m. 309) da farklı bir yoldur: İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen bir karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla kararın Yargıtayca bozulmasını isteyebilir. Kişinin bu yola doğrudan başvuru hakkı yoktur; yalnızca durumu Adalet Bakanlığına bildirebilir.
Kanun yoluna başvuru süresini kusuru olmaksızın geçirmiş kişi ise, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda işlemi yapacak mahkemeye verdiği dilekçeyle eski hâle getirme isteyebilir; kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır (CMK m. 40-41). Hatanın giderilmesini sağlayacak başka bir yol varsa yenileme yoluna gidilemeyeceğinden (CMK m. 315/2), önce bu seçeneklerin değerlendirilmesi gerekir.
Başvuru usulü ve süreç (CMK m. 317-322)
Yenileme istemi, yasal nedenleri ve dayanılan delilleri içermelidir ve hükmü veren mahkemeye sunulur; Yargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur (CMK m. 317-318). Mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına duruşma yapmaksızın karar verir. Kanunda belirlenen şekilde yapılmamış, yasal hiçbir neden göstermemiş veya bunu doğrulayacak delilleri açıklamamış istem kabule değer görülmeyerek reddedilir. Aksi hâlde istem Cumhuriyet savcısına ve ilgili tarafa tebliğ edilir; onlar da iki hafta içinde görüşlerini bildirir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir (CMK m. 319).
Mahkeme istemi yerinde bulursa delilleri toplar. Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş kişiden iki haftalık süre içinde görüşleri istenir (CMK m. 320). İleri sürülen iddialar yeterince doğrulanmazsa istem esassız bulunarak duruşma yapılmaksızın reddedilir; aksi hâlde yargılamanın yenilenmesine ve duruşma açılmasına karar verilir (CMK m. 321). Yeniden yapılan duruşma sonunda mahkeme önceki hükmü onaylar veya iptal ederek dava hakkında yeniden hüküm verir. İstem hükümlü lehine yapılmışsa yeni hüküm önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz (CMK m. 323/2).
Hükümlü ölmüşse mahkeme gerekli delilleri topladıktan sonra duruşma yapmaksızın beraat veya istemin reddi kararı verir; yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü alarak derhal beraate karar verebilir. Önceki hükmün iptaline ilişkin karar, istem sahibinin talebi hâlinde Resmî Gazete'de ilan edilir (CMK m. 322).
İnfaza etkisi ve sonuçları
Yenileme istemi hükmün infazını ertelemez; ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (CMK m. 312). Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilirse, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar CMK m. 141-144'e göre tazmin edilir (CMK m. 323/3); bu yolun ayrıntıları için haksız tutuklama tazminatı rehberimize bakabilirsiniz. Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşirse önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir (5352 sayılı Kanun m. 12/3). Adli sicil için adli sicil ve arşiv kaydı rehberimize bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Yeni bir olay veya delil sunmadan yalnızca hükmün yanlış olduğunu ileri sürerek başvurmak.
- İstem dilekçesinde yasal nedeni ve dayanılan delilleri açıkça göstermemek.
- AİHM kararından sonra bir yıllık süreyi kaçırmak.
- İtiraz veya temyiz gibi başka bir kanun yolu varken yenileme yoluna gitmek.
- İnfazın kendiliğinden duracağını sanmak; infazın durdurulmasını ayrıca talep etmemek.
- Kabule değer görülmeme kararına karşı itiraz süresini takip etmemek.
Sonuç
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlerin ancak sınırlı ve kanunda sayılan nedenlerle yeniden görülebildiği olağanüstü bir yoldur. Sahte belge, yalan tanıklık, yeni delil ve AİHM kararı gibi nedenlerin gerçekleşmesi ve bunların delillerle gösterilmesi gerekir. İstemin hükmü veren mahkemeye yapılması, infazın ayrıca durdurulmasının talep edilmesi ve süreli nedenlerde sürelerin takip edilmesi, hak kaybını önleyen başlıca noktalardır. Kesinleşmiş bir hükümle ilgili yeni bir delil elde ettiyseniz, delilin ne zaman ve nasıl elde edildiğini ve daha önce neden sunulamadığını belgelemeniz, isteminizin kabule değer görülmesi bakımından önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Yargılamanın yenilenmesi için süre sınırı var mı?
Kanun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan istem dışında genel bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. AİHM'nin ihlal kararına veya düşme kararına dayanan yenileme istemi, ilgili kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m. 311/1-f).
Başvuru hangi mahkemeye yapılır?
Yenileme istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur; mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına duruşma yapmaksızın karar verir (CMK m. 318). Yargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur.
Cezam infaz edilirken başvurursam infaz durur mu?
Hayır. Yenileme istemi hükmün infazını kendiliğinden ertelemez; ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (CMK m. 312). Bu nedenle istem dilekçesinde infazın durdurulması da ayrıca talep edilmelidir.
Yeni delil sayılmak için neler gerekir?
Yeni olay veya delilin, tek başına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasıyla mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması aranır (CMK m. 311/1-e). Daha önce de ileri sürülebilecek ve değerlendirilmiş delillerin yeniden tartışılması yenileme nedeni değildir.
Hükümlü ölmüş veya ceza infaz edilmişse yenileme istenebilir mi?
Evet. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü yenileme istemine engel olmaz; ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri başvurabilir, bunların yokluğunda Adalet Bakanı da istemde bulunabilir (CMK m. 313).
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2015/25185, K. 2017/3646Fuhuş – Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/25185 E., 2017/3646 K.
- YargıtayE. 2026/3177, K. 2026/9089Hırsızlık – Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2026/3177 E., 2026/9089 K.
- YargıtayE. 2014/261, K. 2014/297İnfaz hâkimliğinin denetimli serbestlik kararlarına karşı kanun yararına bozma isteminde Yargıtay daireleri arasındaki görev uyuşmazlığı – Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 2014/261 E., 2014/297 K.
- YargıtayE. 2024/7472, K. 2025/6956Yasal sürede denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmayan hükümlünün açık ceza infaz kurumuna iadesine karşı kanun yararına bozma istemi – Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2024/7472 E., 2025/6956 K.
Örnek Dilekçeler
- Hükmü Veren Ceza MahkemesiYargılamanın Yenilenmesi Talebi Dilekçesi (CMK m. 311 vd.)
- Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi (kovuşturma evresi)Esas Hakkındaki Mütalaaya Karşı Savunma Dilekçesi (CMK m. 216)
- Asliye / Ağır Ceza MahkemesiKamu Davasına Katılma (Müdahale) Talebi Dilekçesi (CMK m. 237-238)
- Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi (kovuşturma evresi)Ceza Davasında Tanık Dinletme ve Delil Toplama Talebi Dilekçesi (CMK m. 177-178)