Kararın özeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Anonim şirketin haklı sebeple feshi (TTK m. 531). Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
tarafından hakim şirket ... ... ....'ye örtülü bir kazanç aktarımı yapıldığı, azınlık pay sahiplerinin haklarının ihlal edildiği, şirketin kâr elde etmediği, davalı şirkete kaynak bulmaya yönelik girişimlerin karşılıksız kaldığı, şirketin faaliyetlerinin sürekliliğini kaybettiği ve borsa kotundan çıkarıldığı, TTK'nın 531. maddesine göre bir azınlık hakkı olarak düzenlenmiş olan şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davacıların ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı kabulü ile İstanbul ... ... Müdürlüğünün ... ... numarasında kayıtlı ... Gayrimenkul A.Ş.'nin TTK'nın 531. maddesi gereğince haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna aylık 7.000,00 TL ücret takdirine, ilk 6 aylık ücreti olan 42.000,00 TL'nin davacılarca dosyaya depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin kararın kesinleşmesinden itibaren başlamasına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle13 bin karakter
11. Hukuk Dairesi 2025/7034 E. , 2026/4133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2036 Esas, 2025/1698 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10.Asliye ... Mahkemesi
SAYISI : 2020/517E., 2022/521K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette toplam 943.824 lota sahip olduklarını, toplam %9,438 oranında hisseyi temsil ettiklerinden dava şartını gerçekleştirdiğini, davalı şirketin imtiyazlı (A) grubu paylarının 15.04.2013 tarihinde ... ... .... tarafından satın alındığını, bahse konu satın almadan sonra şirketin unvanının ... Gayrimenkul A.Ş. olarak değiştirildiğini, davalı şirketin hakim ortağının imtiyazlı payların tamamına sahip olan ... ... .... olduğunu, hakim ortak ... ... ....'nin çıkarılmış 200.000.000,00 TL sermayesinin tamamının ... ...'na ait bulunduğunu, ... ... ....'nin tek kişilik anonim ortaklık niteliği taşıdığını, hakim şirketin hisselerinin sahibi olan ... ...'nun vefat ettiği tarihe kadar davalı şirketin yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğunu, dolayısıyla davalı şirketin ... ... Konut AŞ'nin tam hakimiyeti altında iken hakimiyetlerini kötüye kullandıklarını, davalı şirketin Karmen ... A.Ş.'deki hisselerinin davalı şirketin hakim ortakları ... ... .... ile ... ...'na bedeli karşılığında devredildiğini, ancak davalı şirketin alacağının ... ... .... ile ... ...'ndan uzun süredir tahsil edilemediği gibi tahsil kabiliyetinin de kalmadığını, ... ... .... ile ... ...'nun hakimiyetleri altındaki davalı ... ekonomik açıdan kayba uğrattıklarını, yapılandırmada faiz türü ve oranının belirtilmemesinin, alacak tutarının ödenmemesinin, hakim şirket ve ortak tarafından borca karşı teminat gösterilmemesinin 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun (TTK) 202/1-a hükmü kapsamında hakimiyetin kötüye kullanıldığını ortaya koyduğunu, davalı şirketin uğradığı kaybın TTK'nın 202/1-b hükmü uyarınca denkleştirilmediğini, davalı şirketten hakim şirket ... ... ....'ye örtülü kazanç aktarımı yapılmasının davalı şirketin kötü yönetildiğini ve azınlığının mali haklarının ihlal edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, şirketin faaliyet göstermediğini, Borsa İstanbul'un uyarılarının yerine getirilmemesi nedeniyle şirketin kottan çıkarılmasına karar verildiğini, TTK'nın 3 67... . hükümleri gereği tüm yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğduğunu, şirketin artık borsada işlem görmemesi nedeniyle müvekkillerinin zararın gidermesinin mümkün olmadığını, davalı şirket ortaklığının müvekkilleri açısından katlanılmaz bir hal aldığını ileri sürerek davalı şirketin TTK'nın 531. maddesi gereği haklı nedenlerle feshine veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm olarak davacıların şirketten çıkarılmalarına, bu çerçevede müvekkillerine şirketin gerçek değeri üzerinden işleyecek faizi ile birlikte ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asli müdahiller vekili dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette hisseye sahip olup, bu hisseleri şirketin kotta işlem görürken aldıklarını, hakim şirket ... ... ....'nin yapılandırmalara rağmen davalı şirkete ödeme yapmadığını, hakim ortak olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, aynı şekilde hakim ortak olan ... ...'nun da hakimiyeti altındaki davalı şirkete olan 4.652.000,00 TL borcunu ödemediğini, davalı şirketin tüm paylarının satışı için 03.04.2020 tarihinde YK Yatırım Holding ve Yalçın Yalçınkaya ile hisse devir görüşmelerine başladıklarını, davalı şirketten hakim şirket ... ... ....'ye örtülü kazanç aktarımı yapılmasının davalı şirketin kötü yönetildiğini, azınlığının mali haklarının ihlal edildiğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu, davalı şirketin iştiraki Karmen ... A.Ş.'deki paylarını satması ve faaliyetsiz kalması nedeniyle ortaklığın kazanç elde edemez hale geldiğini, bu durumun ortaklıktan umulan faydayı ortadan kaldırdığını, şirketin kazancı dolayısıyla da kâr elde edememe durumunun süreklilik arz ettiğini, davalı şirketin Borsa İstanbul tarafından iki kez uyarılması ve akabinde de borsa kotundan çıkarılmasından dolayı şirket ortaklığının müvekkilleri için çekilmez hale geldiğini ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenle feshine veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir diğer çözüm olarak davacıların şirketten çıkarılmalarına, bu çerçevede müvekkillerine şirketin gerçek değeri üzerinden işleyecek faizi ile birlikte ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların hem haklı neden olarak ileri sürdükleri hususların meydana geldiği tarihte hem de davanın açıldığı tarihte ve karar kesinleşinceye kadar ortaklık sıfatının bulunması gerektiğini, davacıların bu şartı yerine getirmediklerini, sermayenin yirmide birini temsil eden payların sahiplerinin, davacılar tarafından öne sürülen sözde haklı sebeplerin ortaya çıktığı anda bu orana sahip olmaları gerektiğini, haklı sebep olarak iddia edilen vakıaların meydana geldiği anda henüz pay sahibi sıfatını taşımayan davacıların çoğunluğun tahakkümüne uğradığından söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin halka açık ve paylarının ... Piyasasında işlem gördüğünü, davacıların iddia ettikleri şirketin faaliyetsiz kalmasının hangi tarih olduğuna ilişkin dava dilekçesinde bir beyan bulunmadığını, davalı şirketin 15.04.2013 tarihinde ... ... .... tarafından satın alındığı tarihten bu yana Yakın İzleme Pazarında olmasının faaliyetsiz kalma sebebi olarak varsayılması halinde davacıların çoğunun pay satın aldığı dönemde dahi Yakın İzleme Pazarında olan şirket için faaliyetsiz kalma sebebine dayanılamayacağını, davacıların iddia etmiş oldukları mağduriyet sebebinin payların satın alındığı sırada mevcut olduğunu, davacıların 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısından sonra dahi borsadan pay almaya devam ettiklerini, davacıların azınlık haklarının engellenmediğini, azınlığın TTK'nın 411. maddesine göre yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağırmasını isteme hakkı olduğunu, davacıların bu haklarını dahi kullanmadığını, davalı şirketin faaliyetsiz kalmadığını, çoğunluğun gücünün kötüye kullanılması durumunun mevcut olmadığını, her pay sahibinin yönetim kurulu üyeleri aleyhinde sorumluluk davası açma hakkı olduğunu, davacıların fesih isteminin, feshin son çare olması ilkesiyle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ... ... ....'nin grup şirketleri arasında yer aldığı, ... ... ....'nin davalı şirketin hakim ortağı olarak imtiyazlı payların tamamına sahip olduğu, hakim ortak ... ... ....'nin çıkarılmış 200.000,00 TL sermayesinin tamamının ... ...'na ait olduğu, hakim şirketin hisselerinin sahibi olan ... ...'nun 04.07.2020 tarihine kadar davalı şirketin ayrıca yönetim kurulu üyeli görevini de yürüttüğü, davalı şirketin ödenmiş sermayesinin 10.000.000,00 TL olup, halka açık bir şirket olarak en son Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayınladığı 31.03.2020 tarihli finansal tablolarına göre toplam sermaye içerisinde 3.609.438 adet payın yatırımcılara ait olduğu, şirketin KAP yayımlanan son üç aylık bilançosunda, ilişkili taraflardan olan ticari olmayan alacaklarının toplam aktiflere oranının %50'yi aştığının tespit edilmesi sebebiyle şirket borsa kotasyonundan çıkarıldığı, davacıların yatırım hesaplarındaki davalı şirket paylarının 06.07.2020 tarihinde yatırım portföylerinde bulunduğu, davacıların hepsinin sahip oldukları hisseleri şirket kotta işlem görürken ve şirketin kottan çıkarılma tarihi olan 06.07.2020 tarihinden önce aldıkları, davacıların pay sahipliğinin %12,31 oranında olduğunu, davacıların hem 06.07.2020 tarihi hem de dava tarihleri itibariyle halen bakiyelerinin görüldüğü, böylece pay toplamlarının hem halka kapalı şirketler için hem de halka açık şirketler için fesih davası açma şartlarını taşıdığı, davalı şirketin ticari ilişkiden kaynaklanmayan, uzun süredir tahsil edilemeyen ve tahsil edilebilme kabiliyeti kalmamış alacaklarının bulunması, bu alacakların tahsili herhangi bir çabanın gösterilmemesi, bu alacakların karşılığında herhangi bir teminat alınmaması, şirketçe bu alacaklarla ilgili olarak yatırımcılara doğru ve güvenilir bilgi verilmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde çoğunluk gücünün kötüye kullanıldığı, davalı şirket tarafından hakim şirket ... ... ....'ye yapılan iştirak satışı ile şirketin bilanço aktifinde kayda değer gözüken tek varlığından beklenen getiri ve kazancın engellendiği, şirketin mal varlığının azaltıldığı, ayrıca iştirak satışından gelecek bedelin tahsil edilememesi, tahsil edilmesine yönelik gayret gösterilmemesi, alacakların devamlı ötelenmesi, alacaklara ilişkin karşılık olabilecek bir teminat alınmaması, tüm bunların sonucunda şirketi hasılat kaybına neden olunması, faaliyetsiz kalmasının önünün açılması hususlarının ticari hayatın dürüstlük ilkelerine aykırı hareket edildiğini gösterdiği, bu şekilde şirketin faaliyetlerinin sürdürülebilir olması engellenerek ... Gayrimenkul A.Ş. tarafından hakim şirket ... ... ....'ye örtülü bir kazanç aktarımı yapıldığı, azınlık pay sahiplerinin haklarının ihlal edildiği, şirketin kâr elde etmediği, davalı şirkete kaynak bulmaya yönelik girişimlerin karşılıksız kaldığı, şirketin faaliyetlerinin sürekliliğini kaybettiği ve borsa kotundan çıkarıldığı, TTK'nın 531. maddesine göre bir azınlık hakkı olarak düzenlenmiş olan şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davacıların ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı kabulü ile İstanbul ... ... Müdürlüğünün ... ... numarasında kayıtlı ... Gayrimenkul A.Ş.'nin TTK'nın 531. maddesi gereğince haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna aylık 7.000,00 TL ücret takdirine, ilk 6 aylık ücreti olan 42.000,00 TL'nin davacılarca dosyaya depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin kararın kesinleşmesinden itibaren başlamasına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin uzun yıllardır zararda olduğu, şirketin tek aktifi olan hakim ortaktan olan alacağın tahsil edilmemesi nedeniyle şirketin faaliyetsiz kaldığı, bu hususun teminata bağlanmaması ve açıklama da yapılmaması nedeniyle şirketin borsa kotundan çıkarıldığı, şirketin ekonomik olarak bulunduğu mevcut durumdan düzlüğe çıkarılması ve faal hale getirilmesi için herhangi bir çaba bulunmadığı, davacılar yönünden ortaklığın devamının çekilmez hal aldığı, bu nedenle şirketin feshi için haklı nedenlerin varlığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı şirketin grup şirketi olduğu, davacılar dışında başka ortaklarının da bulunduğu gerekçesiyle fesih kararı yerine ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü, yine imtiyazlı pay sahibi hakim ortak ... ... .... hisselerinin el değiştirmesi nedeniyle ... ... ....'nin bu borcu ödeme kabiliyetinin doğmuş olabileceğinin belirtildiği, bilirkişi incelemesinde davalı şirketin çıkma payı ödeyebilecek likitidesi olmadığının tespit edildiği, Mahkemece bu hususta davalı şirkete süre verildiği halde bir beyanda bulunulmadığı, kararın verildiği tarihten sonra da hakim ortağın davalı şirkete olan borcunun ödendiğine ya da başka bir çözüm yolu bulunacağına dair dosyaya bir bilgi yansıtılmadığı, bu durumda alternatif çözüm yollarının somut olay için uygun olmadığı bu nedenle tarafların aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar ve asli müdahiller vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin feshi ve tasfiyesi olmadığı takdirde davacıların şirketten çıkarılmalarına, bu çerçevede davacılara şirketin gerçek değeri üzerinden işleyecek faizi ile birlikte ayrılma akçesi ödenmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/3237, K. 2026/3156Davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemi (ortaklıktan çıkma) – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2026/3237 E., 2026/3156 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/2315, K. 2025/1048Alacak (acentelik sözleşmesinden kaynaklanan; acentelikte denkleştirme tazminatı) – İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi, 2022/2315 E., 2025/1048 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/1883, K. 2025/980Münhasır satıcılık sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı ile yatırım ve eğitim giderlerinin tahsili istemi – İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi, 2022/1883 E., 2025/980 K.
- YargıtayE. 2025/5196, K. 2026/1874Tek satıcılık sözleşmesinin feshi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemi – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/5196 E., 2026/1874 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Ticaret MahkemesiŞirketin Haklı Sebeple Feshi Dava Dilekçesi
- Noter (İhtarname)Ticari Sözleşmenin Feshi İhtarnamesi
- Asliye Ticaret MahkemesiBayilik (Franchise) Sözleşmesinin Haksız Feshi Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiLimited Şirket Ortağının Şirketten Çıkarılması Dava Dilekçesi
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.