Kararın özeti
İhalenin feshi şikâyetinin reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusu esastan reddedilen davacı, Bölge Adliye Mahkemesi kararını adli tatil sonrasında temyiz etmiş ve temyiz istemi süre yönünden reddedilmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 364/2 uyarınca iki haftalık temyiz süresinin HMK hükümlerine göre işlediğini, icra mahkemesine arz edilen işlerin İİK m. 18 gereği ivedi işlerden sayıldığını ve HMK m. 103/1-h uyarınca adli tatilde görüldüğünü hatırlattı. Bu nedenle sürenin son günü adli tatile rastlasa bile süre adli tatil bitiminden itibaren bir hafta uzamaz; 23.07.2025 tarihinde tebliğ edilen karara karşı 01.09.2025 tarihinde verilen temyiz dilekçesi süresinde olmadığından ret kararı onandı.
Özet, editoryal bir açıklamadır; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi gereğince de icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır. 6100 sayılı HMK’nin 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle4 bin karakter
12. Hukuk Dairesi 2025/8140 E. , 2025/7727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Somut olayda, yukarıda adı geçen davacının; ihalenin feshi istemiyle sulh hukuk mahkemesine başvurduğu, Karabük 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2024 tarih ve 2024/93 E. 2024/45 K. sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği, adı geçen davacı tarafından, şikayetin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 tarih ve 2025/695 E. 2025/1063 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.
İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi gereğince de icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır. 6100 sayılı HMK’nin 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 23.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 01.09.2025 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nin 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair son kararının, İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 28.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/5213, K. 2026/5004Süresinde satış istenmemesi nedeniyle haczin düştüğü iddiasına dayalı ihalenin feshi istemi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/5213 E., 2026/5004 K.
- YargıtayE. 2026/5472, K. 2026/5080İhalenin feshi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/5472 E., 2026/5080 K.
- YargıtayE. 2026/4015, K. 2026/4989İhalenin feshi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/4015 E., 2026/4989 K.
- YargıtayE. 2026/1674, K. 2026/3207Ortaklığın giderilmesi amacıyla yapılan satışta ihalenin feshi şikayetinin süreden reddine ilişkin kararın temyiz kabiliyeti – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/1674 E., 2026/3207 K.
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.