Marka koruması tescille doğar; ancak tescil, markanın her koşulda korunacağı anlamına gelmez. Tescilli bir marka, tescil sırasında bulunan bir eksiklik nedeniyle mahkeme kararıyla hükümsüz kılınabilir ya da sonradan ortaya çıkan bir sebeple, özellikle beş yıl kullanılmadığı için, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından iptal edilebilir. İkisinin merci, sebep, süre ve sonuç bakımından birbirinden ayrıldığı noktaları bilmek hem marka sahipleri hem de önlerinde engel oluşturan bir tescille karşılaşan işletmeler için önemlidir. Tescil sürecini ve marka hakkına tecavüzü ise Marka Tescili ve Marka Hakkına Tecavüz yazısında ele almıştık.
Hükümsüzlük ve iptal: temel fark
- Hükümsüzlük (SMK m. 25): SMK m. 5 veya 6'da sayılan ret nedenlerinden biri tescil sırasında mevcutsa mahkeme markanın hükümsüzlüğüne karar verir. Karar markanın başvuru tarihinden itibaren etkili olmasını sağlar; markaya sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır (SMK m. 27/1).
- İptal (SMK m. 26): Markanın kullanılmaması, yaygın ad hâline gelmesi, halkı yanıltıcı kullanım veya garanti ya da ortak markanın teknik şartnameye aykırı kullanılması gibi sonradan ortaya çıkan sebeplerle Kurum tarafından verilir. Karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir; talep üzerine iptal sebebinin daha önceki bir tarihte doğduğu belirlenirse bu tarihten itibaren etkili olacağına da karar verilebilir (SMK m. 27/2).
Hükümsüzlük davası mahkemede açılırken iptal talebi, SMK m. 26'nın yürürlüğe girdiği 10.01.2024 tarihinden itibaren Kuruma yapılır. Bu tarihe kadar iptal yetkisi mahkemelerce kullanılmış, derdest iptal davaları da mahkemelerce sonuçlandırılmıştır (SMK geçici m. 4, m. 192).
Hükümsüzlük sebepleri
Mutlak ret nedenleri; markanın ayırt edici niteliğinin bulunmaması, cins, çeşit, vasıf gibi niteliği belirten işaretlerden oluşması, halkı yanıltması, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olması gibi hâlleri kapsar (SMK m. 5). Nispi ret nedenleri ise önceki bir markayla aynılık veya benzerlik nedeniyle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalini, tanınmış markaları, ticari vekil veya temsilcinin izinsiz başvurusunu, başkasına ait kişi ismi, ticaret unvanı veya fikri mülkiyet hakkının marka içinde yer almasını ve kötüniyetle yapılan başvuruları içerir (SMK m. 6). Ayırt edici niteliğin bulunmaması veya tanımlayıcılık gibi bazı mutlak ret nedenlerine dayanılıyorsa, marka kullanım sonucunda hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz (SMK m. 5/1-b, c, d ve 25/4).
Hükümsüzlük nedenleri markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin yalnızca bir kısmı için geçerliyse kısmi hükümsüzlüğe karar verilir; marka örneğini değiştirecek biçimde karar verilemez (SMK m. 25/5). Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi önündeki bir davada, Kurul kararının iptali ile hükümsüzlük istemleri birlikte ileri sürülmüş ve ilk derece mahkemesi karıştırılma ihtimalini belirli alt sınıflardaki mallar bakımından kabul ederek mal ve hizmet bazında kısmi hükümsüzlüğe karar vermiştir.
Kim, kime karşı, hangi mahkemede dava açar?
Hükümsüzlüğü menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları mahkemeden isteyebilir (SMK m. 25/2). Dava, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişiye veya hukuki haleflerine karşı açılır ve Kurum taraf gösterilmez (SMK m. 25/3). Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir; üçüncü kişilerce marka sahibi aleyhine açılan davada yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (SMK m. 156). Dilekçe örneği için Marka Hükümsüzlüğü Dava Dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz.
Süreler, sessiz kalma ve kullanım ispatı
Hükümsüzlük davası için genel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki marka kötüniyetle tescil edilmedikçe önceki markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez (SMK m. 25/6). Önceki tescilli markaya dayanan karıştırılma iddiasında, davacı markası başvuru tarihinde en az beş yıldır tescilliyse davalı kullanım def'ini ileri sürebilir; bu durumda davacı markasının son beş yılda ciddi biçimde kullanıldığını veya kullanmama için haklı sebebi olduğunu ispatlamalıdır (SMK m. 25/7, 19/2). Bu nedenle fatura, sevk, reklam ve satış kayıtları gibi kullanım belgeleri düzenli saklanmalıdır.
Kötüniyet iddiasında Yargıtay uygulaması somut olguları arar. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen, Türkiye'de tescili bulunmayan yabancı bir markaya dayanan bir hükümsüzlük davasında ülkesellik ilkesi, tanınmışlık ve kötüniyet tartışılmış; Özel Daire, salt tanınmış bir markanın aynısının veya benzerinin tescil edilmesinin kötüniyet için yeterli olmadığını, engelleme, yedekleme, marka ticareti veya şantaj gibi amaçların da ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.
Kullanmama nedeniyle iptal
Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir (SMK m. 9). Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, yalnızca ihracat amacıyla mal veya ambalaj üzerinde kullanılması ve marka sahibinin izniyle üçüncü kişilerce kullanılması kullanım sayılır.
İptal başvurusu ilgili kişilerce Kuruma yapılır; talep iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir, marka sahibi bir ay içinde (bir aya kadar ek süre talep edebilir) delillerini ve cevaplarını sunar, Kurum dosya üzerinden karar verir. Beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulması arasında markanın ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde talep reddedilir; ancak iptal talebi düşünülerek yapılan kullanım, talepten önceki üç ay içinde gerçekleşmişse dikkate alınmaz (SMK m. 26/4, 26/7). İptal hâlleri markanın yalnızca bir kısım mal veya hizmetine ilişkinse kısmi iptale karar verilir (SMK m. 26/5). Kurum kararlarına karşı kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Kurum nezdinde itiraz edilebilir (SMK m. 20); Kurumun kararlarına karşı açılacak davalarda Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir (SMK m. 156/2).
Kararın sonuçları
Kesinleşen hükümsüzlük veya iptal kararı herkese karşı hüküm doğurur; mahkeme hükümsüzlük kararını Kuruma resen gönderir ve karar kesinleştikten sonra marka sicilden terkin edilerek Bültende yayımlanır (SMK m. 27/5-7). Geriye etkinin sınırları da vardır: marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, karardan önce markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler geriye etkiden etkilenmez (SMK m. 27/3).
Sık yapılan hatalar
- Hükümsüzlük ile iptali karıştırıp yanlış merciye başvurmak.
- Önceki markaya dayanırken kendi markasının kullanım belgelerini hazırlamamak.
- Kötüniyet iddiasını soyut bırakmak; ticari ilişki, yazışma ve davalının tescil geçmişi gibi delilleri sunmamak.
- Tescilli markayı kullanmayıp iptal riskini fark etmemek veya iptal talebini öğrendikten sonra göstermelik kullanıma başlamak.
- Davayı Kuruma yöneltmek; hükümsüzlük davası sicilde kayıtlı marka sahibine karşı açılır.
- Mal ve hizmet sınıflarını ayırmadan tüm tescil kapsamı için hükümsüzlük veya iptal istemek.
Sonuç
Hükümsüzlük, tescildeki eksikliği; iptal ise tescilden sonra ortaya çıkan, özellikle kullanmama sebebini hedefler. İkisi farklı mercilerde, farklı süre ve usullerle yürütülür. Hakkınızı korumak için markanın kullanım belgelerini saklamak, başvuru yayımlarını izlemek ve itiraz ile dava sürelerini kaçırmamak gerekir; her olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Marka hükümsüzlüğü ile marka iptali arasındaki fark nedir?
Hükümsüzlük, tescil sırasında mutlak veya nispi ret nedenlerinden birinin bulunması hâlinde mahkemece verilen karardır ve tescil tarihine etkili olup korumanın hiç doğmamış sayılmasını sağlar (SMK m. 25, 27/1). İptal ise sonradan ortaya çıkan sebeplere, özellikle markanın beş yıl kullanılmamasına dayanır, Türk Patent ve Marka Kurumunca verilir ve kural olarak iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir (SMK m. 26, 27/2).
Marka ne zaman kullanılmama nedeniyle iptal edilebilir?
Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen marka iptal edilir (SMK m. 9). Markanın izinle kullanılması, ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması ve yalnızca ihracat amacıyla kullanılması kullanım sayılır.
Marka hükümsüzlük davası için süre sınırı var mı?
Genel bir hak düşürücü süre yoktur. Ancak önceki marka sahibi, sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki marka kötüniyetle tescil edilmedikçe önceki markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez (SMK m. 25/6).
Markanın iptali için mahkemeye mi, Kuruma mı başvurulur?
Hükümsüzlük istemi mahkemede dava olarak ileri sürülür; Kurum taraf gösterilmez. Kullanmama gibi iptal sebepleri ise SMK m. 26'nın yürürlüğe girdiği 10.01.2024 tarihinden itibaren Kurumdan talep edilir. Kurumun kararlarına karşı Kurum nezdinde itiraz edilebilir ve nihai karar Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava konusu yapılabilir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/280, K. 2026/144Gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı marka hükümsüzlüğü istemi – Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/280 E., 2026/144 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2025/1415, K. 2025/2459İtirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemleri; gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki – Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi, 2025/1415 E., 2025/2459 K.
- YargıtayE. 2025/6452, K. 2026/4109Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/6452 E., 2026/4109 K.
- YargıtayE. 2025/5868, K. 2026/3111YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemleri – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/5868 E., 2026/3111 K.
Örnek Dilekçeler
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiMarka Hükümsüzlüğü Dava Dilekçesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiMarka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi Dava Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiHaksız Rekabetin Önlenmesi ve Tazminat Dava Dilekçesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTasarım Hakkına Tecavüz Dava Dilekçesi