Kararın özeti
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Davalılar vekili; hile iddiasına dayalı taleplerin Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve murisin 19.05.2020 tarihindeki vefatı sebebiyle davanın öncelikle zamanaşımı/süre aşımından reddi gerektiğini, işlem tarihinde 85 yaşında olan murisin ayırt etme gücünü haiz bulunduğunu ve satış günü alınmış sağlık raporunun mevcut olduğunu, muris muvazaasının oluşabilmesi için aranan "mal kaçırma kastı"nın somut olayda bulunmadığını, nitekim davacı tarafın da dilekçesinde bu kastın yokluğunu kabul ettiğini, taşınmazların devrinin mal kaçırma amacıyla değil, yaklaşık 20 yıl boyunca murisin tüm bakımını, yeme-içme ve tedavi masraflarını üstlenen kızı ... ...ile torunlarına duyulan minnet ve teşekkür saikiyle gerçekleştirildiğini, murisin terekesinde başkaca ve daha büyük miktarda taşınmazlarının olduğunu, tüm malvarlığını devretmediğini, davacıların ise murisle sağlığında hiç ilgilenmediğini ve yalnızca düşük bedel iddiasının tek başına muvazaa teşkil etmeyeceğine dair Yargıtay içtihatları bulunduğunu belirterek davanın süreden ve esastan reddini savunmuştur.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle5 bin karakter
1. Hukuk Dairesi 2026/387 E. , 2026/6064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1513 E., 2025/1762 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/44 E., 2024/122 K.
Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların, ...'nun mirasçıları olduğunu, murisin ... 1 04... parsel de kayıtlı 6 80... taşınmaz ile 1 75... parselde kayıtlı 2 68... taşınmazını 17.02.2009 tarihinde aynı resmi senet ile davalılar (torunları) ... ve ...e sattığını, murisin tapu işlemi yapıldığı tarihte 85 yaşında olduğunu, 2000'li yıllarda demans hastası olduğunu, okuma-yazma bilmediğini, öncelikle muris ...'nun satış iradesi bulunmadığını, yapılan satış işleminin gerçek olmadığını, davalılarca mirastan mal kaçırmak amacı ile yaptırıldığını, satış bedelin çok düşük gösterilmesi, murisin herhangi bir malını satmak gibi bir ihtiyacının bulunmaması da işlemin muvazaalı olduğunu gösteren deliller olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların muvazaa nedeni ile tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tescilini istemiştir.
Davalılar vekili; hile iddiasına dayalı taleplerin Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve murisin 19.05.2020 tarihindeki vefatı sebebiyle davanın öncelikle zamanaşımı/süre aşımından reddi gerektiğini, işlem tarihinde 85 yaşında olan murisin ayırt etme gücünü haiz bulunduğunu ve satış günü alınmış sağlık raporunun mevcut olduğunu, muris muvazaasının oluşabilmesi için aranan "mal kaçırma kastı"nın somut olayda bulunmadığını, nitekim davacı tarafın da dilekçesinde bu kastın yokluğunu kabul ettiğini, taşınmazların devrinin mal kaçırma amacıyla değil, yaklaşık 20 yıl boyunca murisin tüm bakımını, yeme-içme ve tedavi masraflarını üstlenen kızı ... ...ile torunlarına duyulan minnet ve teşekkür saikiyle gerçekleştirildiğini, murisin terekesinde başkaca ve daha büyük miktarda taşınmazlarının olduğunu, tüm malvarlığını devretmediğini, davacıların ise murisle sağlığında hiç ilgilenmediğini ve yalnızca düşük bedel iddiasının tek başına muvazaa teşkil etmeyeceğine dair Yargıtay içtihatları bulunduğunu belirterek davanın süreden ve esastan reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; ATK raporu ile muris ...'nun işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğu gerekçesiyle ehliyetsizlik iddiası yönünden davanın reddine, muris muvazaası yönünden tanık beyanlarına göre murise hastalığında ve yaşlılığı döneminde evine alarak ona bakan ve yaşamını ikame ettiren davalılar ve davalılar ile beraber yaşayan annesi yani murisin kızı ...'nin olduğu, tanıkların çoğu beyanında kızı ...'nin annesine baktığını belirttikleri, ayrıca muris ...'nun terekesinde başkaca taşınmazlarının bulunduğu, her ne kadar satış tarihi itibariyle bilirkişilerce belirlenen bedel ile tapu senedinde belirlenen bedel arasında fark bulunsa da murisin başkaca taşınmazı olması ve ülkenin maddi ve manevi koşullarında bakıma muhtaç hisseden bir annenin kendisine bakan kızı veya torunlarına düşük bedelle veya bedelsiz taşınmaz devri yapmasının her zaman muris muvaazası olarak değerlendirilemeyeceği, murisin mal kaçırma kastı olsa idi diğer taşınmazlarını da devir edebilecek iken onları devretmemesi ve davalıların ve annelerinin bakımı gerçekleştirmeleri karşılığında düşük bedel ile devredilmiş olabileceği dikkate alındığında muvazaa olduğuna yönelik vicdani kanaate varılamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; murisin dava konusu taşınmazı kendisine bakılması karşılığında duyduğu minnetle davalılara devrettiği, mal kaçırma iradesinin bulunmadığı, devrin minnet duygusuyla yapıldığının sabit olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2024/5390, K. 2026/5919Ehliyetsizlik ve bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil (saklı payın korunması) – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2024/5390 E., 2026/5919 K.
- YargıtayE. 2026/1194, K. 2026/6063Ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/1194 E., 2026/6063 K.
- YargıtayE. 2025/2918, K. 2026/2170Ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/2918 E., 2026/2170 K.
- YargıtayE. 2025/3666, K. 2026/2999Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/3666 E., 2026/2999 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiTapu İptal ve Tescil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiOlağanüstü Zamanaşımı Yoluyla Tescil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiTaşınmaz Satış Vaadine Dayalı Tapu Tescil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiÖnalım (Şufa) Hakkına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Dava Dilekçesi
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.