Kararın özeti
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Elatmanın önlenmesi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
İlk Derece Mahkemesince, tanık anlatımlarından davalı - karşı davada davacının ölünceye kadar dava konusu taşınmazda oturması karşılığında taşınmazın 1/2 payını devrettiğinin anlaşıldığı, bu haliyle taraflar arasında sözlü kira anlaşmasının bulunduğu ve davalı - karşı davada davacının taşınmaza yönelik müdahalesinin haksız bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle asıl davada elatmanın önlenmesi davasının reddine, karşı davada ise asıl talep açısından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı bununla birlikte davalı - karşı davada davacının dava konusu taşınmazdaki 1/2 payını hile ile davacı - karşı davada davalıya temlik ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, terditli olarak ileri sürülen taşınmazdaki iyileştirmelerden kaynaklanan alacak isteminin kabulüne karar verilmiş, kararın davacı-karşı davada davalı ve davalı-karşı davada davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; asıl davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi talebi açısından davalı - karşı davada davacının dava konusu taşınmazda karşı tarafın rızası ile oturduğunun anlaşıldığı, tapu maliki olan davacı - karşı davada davalının davanın açılışı ile söz konusu rızayı geri aldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, karşı
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle10 bin karakter
1. Hukuk Dairesi 2026/4001 E. , 2026/5929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/40 E., 2025/1472 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/32 E., 2021/160 K.
Asıl dava, el atmanın önlenmesi; karşı dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak istemine ilişkindir.
Davacı - karşı davada davalı; kardeşi olan davalı ...’in maliki olduğu 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü yaklaşık iki yıldır haksız olarak kullandığını ileri sürerek davalının haksız müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiş; karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı - karşı davada davacı; asıl davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek reddini savunmuş; karşı davasında, dava konusu taşınmazın öncesinde murisleri ...’ya ait olduğunu, murisin ölümü ile taşınmazın 1/2’şer paylarla davacı-karşı davada davalı ve kendisi adına intikal işleminin yapıldığını, intikal sonrasında davacı - karşı davada davalının taşınmaz üzerindeki mevcut evleri yıkarak bir müteahhide iki katlı dört daireli yeni bir bina yaptırmak istediğini, yapılacak dairelerden bir tanesini de miras payı karşılığında kendisine vermeyi taahhüt ettiğini, bu konuda anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma kapsamında da taşınmazdaki ½ payını davacı- karşı davada davalıya devrettiğini, ancak taşınmaz üzerindeki binanın inşaa edilmesinden sonra davacı-karşı davada davalının taahhüdünü yerine getirmediğini, temlikin hile ile yapıldığını ileri sürerek dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ½ oranında iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde devir tarihinde taşınmaz üzerinde bulunan iki konuta yaptığı iyileştirmelerin dava tarihinde belirlenecek değerinin davacı - karşı davada davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tanık anlatımlarından davalı - karşı davada davacının ölünceye kadar dava konusu taşınmazda oturması karşılığında taşınmazın 1/2 payını devrettiğinin anlaşıldığı, bu haliyle taraflar arasında sözlü kira anlaşmasının bulunduğu ve davalı - karşı davada davacının taşınmaza yönelik müdahalesinin haksız bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle asıl davada elatmanın önlenmesi davasının reddine, karşı davada ise asıl talep açısından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı bununla birlikte davalı - karşı davada davacının dava konusu taşınmazdaki 1/2 payını hile ile davacı - karşı davada davalıya temlik ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, terditli olarak ileri sürülen taşınmazdaki iyileştirmelerden kaynaklanan alacak isteminin kabulüne karar verilmiş, kararın davacı-karşı davada davalı ve davalı-karşı davada davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; asıl davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi talebi açısından davalı - karşı davada davacının dava konusu taşınmazda karşı tarafın rızası ile oturduğunun anlaşıldığı, tapu maliki olan davacı - karşı davada davalının davanın açılışı ile söz konusu rızayı geri aldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, karşı davadaki talep açısından ise davalı - karşı davada davacı tarafından dava konusu 1/2 payın taşınmazın müteahhide verilmesi ve inşa edilecek dört daireden birinin kendisine verilmesi karşılığında temlik edildiğinin ileri sürüldüğü, buna karşılık dava konusu taşınmazın inşaat amacıyla müteahhide verilmemesi, dört daire yerine iki daire inşa edilmesi ve davalı karşı davada davacının taşınmazda oturmaya başlaması nazara alındığında davalı - karşı davada davacının kendisine yönelik elatmanın önlenmesi davası açılıncaya kadar hile ve aşırı yararlanma iddiası ile herhangi bir dava açmadığı, davalı - karşı davada davacı tarafından ileri sürülen hile ve aşırı yararlanma iddiaları açısından hak düşürücü sürenin taşınmazın dört bölüm üzerinden yapılmayacağının anlaşıldığı tarihte başlayacağı, bu tarihe ilişkin dosya kapsamında bir tespit yok ise de söz konusu sürenin taşınmazda kat irtifakının kurulduğu 16.05.2018 tarihi itibariyle başladığının kabulünün gerekeceği, karşı davanın açıldığı tarih itibariyle de söz konusu bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenle karşı davadaki tapu iptali ve tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği, terditli talep açısından ise davalı - karşı davada davacının hissesini tapuda devrettiğini ve iyileştirme yaptığını iddia ettiği binanın da yeni bina yapılması için yıkılmış olduğu, bu nedenle karşı davadaki tazminat talebinin de reddinin gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davadaki elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, karşı davadaki taleplerin ise reddine karar vermiş, kararın davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “... dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıklarca dava konusu taşınmazdaki inşaat çalışması iki daire üzerinden başladıktan sonra da davacı - karşı davada davalı tarafından dairelerden birinin hayatı boyunca kardeşi olan davalı - karşı davada davacıya ait olacağının ve onun oturacağının ifade edildiği, inşaatın tamamlanmasından sonra da davalı - karşı davada davacının uyuşmazlık konusu taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümde ikamet etmeye başladığı nazara alındığında, davalı - karşı davacının da belirtilen bu inanç ve irade ile hareket ettiği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan davalı - karşı davada davacı, 11.11.2019 tarihli ihtarname ile kandırıldığını öğrendiğini ileri sürmüş olup bunun aksi davacı - karşı davada davalı tarafından kanıtlanmış değildir. Bu durumda, hile olgusunun davacı - karşı davada davalı tarafından keşide edilen 11.11.2019 tarihli ihtarname ile öğrenildiği ve öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde karşı tarafa bildirildiği, dolayısıyla eldeki davada hak düşürücü sürenin geçmediği kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca; davalı karşı davada davacı tarafından hile hukuki nedenine dayanılarak açılan davada hak düşürücü sürenin geçmediği gözetilerek yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, toplanan ve toplanacak tüm deliller yeniden değerlendirilerek temlikin hile ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. “ gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; tanıkların beyanlarından dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların ortak mirasbırakanı ... adına kayıtlı olduğu, ölümü ile yasal mirasçıları olan davacı ve davalı adına intikal ettiği, davalı - karşı davada davacı ...'nın adına intikal eden 1/2 hissesini tapuda düzenlenen resmi senetle davacı-karşı davada davalıya 13.01.2016 tarihinde satış yoluyla devrettiği, dinlenen tanıkların beyanlarına göre davalı - karşı davada davacının taşınmazdaki hissesini abisi olan ...'e kentsel dönüşüm sonucu yapılacak 4 daireden birinin kendisine ait olacağının söylenmesi sebebi ili devir edildiği, taşınmaz üzerine daha sonra 2 daire yapılmasından sonra da, davacının ölünceye kadar bir dairede oturacağına dair söz verdiği, parsel üzerine karşı davalı tarafından kat irtifakı kurulmak suretiyle 2 bağımsız bölüm yapıldığı, bağımsız bölümlerin halen tam hisse ile ... adına kayıtlı olduğu, karşı davacının annesinden miras kalan hissesini abisi olan karşı davalıya dairelerden birinin kendisine verileceğine dair ikna edilmesi nedeni ile devredildiği, taşınmaz üzerine 4 daireli bina yapılamayacağının anlaşılmasından sonra ise ölünceye kadar dairelerden birinde oturmasına izin verileceğine dair beyan nedeni ile devirden dönülmediği, davalı-karşı davada davacının halen de abisi tarafından yapılan dairenin birinde ikamet ettiği ve devrin davacının hileli beyanları sonucu gerçekleştiği anlaşıldığından tapu iptali-tescile yönelik karşı davanın kabulüne, davalı - karşı davada davacı yıkılan binada yaptırdığı tadilat nedeni ile tazminat talep etmiş ise de iyileştirme yaptığını iddia ettiği binanın yıkılmış olması, karşı davalının zenginleşmesinin bulunmaması nedeni ile bu davanın reddine, karşı davanın kabul edilmesi nedeni ile şartları bulunmadığından asıl dava olan el atmanın önlenmesi davasının ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, el atmanın önlenmesi davasının reddine, davalı-karşı davada davacı ... tarafından davacı-karşı davada davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Asıl dava yönünden 116,60 TL, karşı dava yönünden 22.288,08 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacı-karşı davada davalı ...’dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/2013, K. 2026/1813Elatmanın önlenmesi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/2013 E., 2026/1813 K.
- YargıtayE. 2026/1587, K. 2026/2894Kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ile mera siciline kaydedilmesi ve elatmanın önlenmesi istemleri – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/1587 E., 2026/2894 K.
- YargıtayE. 2025/6601, K. 2026/392Tavzih isteminin yerinde olup olmadığı (elatmanın önlenmesi) – Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2025/6601 E., 2026/392 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/1200, K. 2022/1231Menfi tespit ile tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbire itiraz – Gaziantep BAM 11. Hukuk Dairesi, 2022/1200 E., 2022/1231 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiElatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiTapu İptal ve Tescil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiKat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi ve Tasfiyesi Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiAyıplı İfa Nedeniyle Bedel İndirimi ve Onarım Dava Dilekçesi (Eser Sözleşmesi)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.