Kararın özeti
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Davacılar; mirasbırakanları ... ...'in 03.06.1992 tarihinde toplam 22 parça taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile kızı olan ......'a temlik ettiğini, ...ın ölümü ile taşınmazların davalıya intikal ettiğini, temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle8 bin karakter
1. Hukuk Dairesi 2026/5050 E. , 2026/5952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/564 E., 2026/983 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/18 E., 2018/345 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakanları ... ...'in 03.06.1992 tarihinde toplam 22 parça taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile kızı olan ......'a temlik ettiğini, ...ın ölümü ile taşınmazların davalıya intikal ettiğini, temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı; annesi...'ın akdin gereği olarak mirasbırakana baktığını, murisin davacılardan...'ye temlik ettiği dava dışı taşınmazlar için ölünceye kadar bakma akdinin yerine getirilmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açtığını, davanın kabul edildiğini, temlikin mal kaçırmak amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “... davalı tarafın 23.11.2017 havale tarihli dilekçe ile bildirdiği tanıkların dinlenilmediği, eksik inceleme yapıldığı ve dava konusu 2141 (1 49... parsel) ve 2209 (1 45... parsel) parsel sayılı taşınmazlar yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı“ gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalı adına kayıtlı olmadığı anlaşılan 1 49... ve 1 49... parsel sayılı taşınmazlar haricindeki dava konusu 1 40... , 18, 21, 159, 1 41... , 53, 68, 70, 1 45... , 39, 41, 115, 161, 181, 182, 1 49... , 1 50... , 55, 83, 174 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine bu kez Dairece; mirasbırakanın terekesinde bulunan 23 parça taşınmazın temlik tarihindeki değerlerinin saptanarak temliklerin makul karşılanabilecek sınırda kalıp kalmadığının belirlenmesi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mirasbırakanın kastının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ve davalı adına kayıtlı olmayan dava konusu 1 49... (2141) ve 1 49... (2209) parsel sayılı taşınmazlar yönünden HMK’nın 297/2 hükmüne aykırı şekilde olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişinin raporunda dava dışı 23 parça taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin 806,151 TL olarak tespit edildiği, devir tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların değerinin ise 123,59 TL olduğu, murisin devrettiği taşınmazların değerinin tüm mal varlığına oranla makul sınır içerisinde kaldığı, murisin mal kaçırma kastının olmadığı, önce iptale karar verilen sözleşme ile kendisine bakım sağlamayı amaçladığı, edimler yerine gelmeyince davaya konu sözleşmeyi yaptığı ve amacının bakım ediminin sağlanması olduğu, taşınmazların davalıya bakım edimi karşılığında devredildiği, 1 49... (2141) ve 1 49... (2209) sayılı taşınmazlar yönünden ise taşınmazların dava tarihinde davalı adına kayıtlı olmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece bu kez, “ Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Hâl böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince ek rapor aldırılması suretiyle murisin terekesinde bulunan 23 parça taşınmaz ile temlike konu 22 parça taşınmazın aynı yöntemlerle temlik tarihindeki değerleri saptanarak temliklerin makul karşılanabilecek sınırda kalıp kalmadığının belirlenmesi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek murisin kastının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların temlik tarihi olan 03.06.1992 tarihine göre bedelleri toplamının 1.301,74 TL; murisin terekesinde kalan taşınmazların temlik tarihindeki değerleri toplamının ise 1.938,35 TL olarak belirlendiği, murisin ölümünden kısa süre öncesine kadar kendi evinde yalnız yaşamaya devam ettiği, sözleşme yapmasına rağmen kızının yanında yaşamadığı, sözleşmenin tarafı olan murisin kızının başka yerde yaşadığı, köye gelip giderek muris ile ilgilendiği, son dönemde ise evine götürerek baktığı, bu tarihe dek murisin önemli bir sağlık sorunu yaşamadığı, ağır bir bakım ihtiyacı doğuracak bir hastalığının bulunmadığı, murisin kızı ...in evladın anne-babayı bakıp gözetmesi konusundaki ahlaki yükümlülüğü aşar şekilde bir bakım edimi yerine getirmediği, yapılan temlike konu taşınmazların tüm mal varlığının önemli bir bölümünü teşkil ettiği, temlik edilen mal varlığının sayıca ve değer olarak bakım edimi karşılığı ile orantılı, makul sayılabilecek sınırda kalmadığı, murisin çok sayıda taşınmazının bir bölümü ile dahi bu sözleşmeyi yapabilecek imkanı olmasına rağmen malvarlığının önemli bir kısmını davalının murisine devrettiği, bu nedenlerle murisin sözleşme yaparken mirasçılarından mal kaçırmak kastı ile hareket ederek gerçekte kızına bağışlamak istediği taşınmazları ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, dava konusu 1 49... ve 122 parsel sayılı taşınmazların dava tarihinde davalı adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle, bu iki taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 23.930,89 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/5808, K. 2026/3900Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/5808 E., 2026/3900 K.
- YargıtayE. 2025/3666, K. 2026/2999Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/3666 E., 2026/2999 K.
- YargıtayE. 2025/3935, K. 2026/2395Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/3935 E., 2026/2395 K.
- YargıtayE. 2025/5280, K. 2026/3246Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/5280 E., 2026/3246 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiMuris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiÖlünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Dava Dilekçesi (TBK m. 611 vd.)
- Sulh Hukuk MahkemesiTerekenin Resmî Tasfiyesi Talebi (TMK m. 632)
- Asliye Hukuk MahkemesiMiras Payının Devri Sözleşmesine Dayalı Tescil Dava Dilekçesi (TMK m. 677)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.