Kararın özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı uyuşmazlığına ilişkin bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “bozma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
3. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; ne var ki, Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.03.2021 tarihli bozma kararında ''... 01.01.2002 tarihinden önceki ödemeler yönünden katkı payı alacağı, 01.01.2002 tarihinden sonraki ödemeler yönünden katılma alacağı hesaplanması...'' gerektiğinin belirtilmesine ve 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davacı tarafından kişisel malla ödendiğinin de ispatlanamamasına rağmen, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden değer artış payı alacağı ve katılma alacağı (taşınmazın toplam güncel değerinden hesaplanan değer artış payı düşülerek bakiye kısmın yarısı üzerinden) hesaplanması hatalı olmuştur.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle4 bin karakter
2. Hukuk Dairesi 2025/3927 E. , 2026/5259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/230 E., 2024/1042 K.
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Usuli müktesep hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan Mahkeme, bununla bağlıdır.
2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No 351, 1974, s. 395 vd.).
3. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; ne var ki, Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.03.2021 tarihli bozma kararında ''... 01.01.2002 tarihinden önceki ödemeler yönünden katkı payı alacağı, 01.01.2002 tarihinden sonraki ödemeler yönünden katılma alacağı hesaplanması...'' gerektiğinin belirtilmesine ve 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davacı tarafından kişisel malla ödendiğinin de ispatlanamamasına rağmen, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden değer artış payı alacağı ve katılma alacağı (taşınmazın toplam güncel değerinden hesaplanan değer artış payı düşülerek bakiye kısmın yarısı üzerinden) hesaplanması hatalı olmuştur.
4. O halde, Mahkemece uyulan bozma ilamı gereği ''...01.01.2002 tarihinden önceki ödemeler yönünden katkı payı alacağı, 01.01.2002 tarihinden sonraki ödemeler yönünden katılma alacağı hesaplanması...'' gerekirken, bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplama yapılmaması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/5140, K. 2026/3750Değer artış payı ve katılma alacağı – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/5140 E., 2026/3750 K.
- YargıtayE. 2025/5731, K. 2026/6413Katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/5731 E., 2026/6413 K.
- YargıtayE. 2024/7961, K. 2025/7721Tapu iptali ve tescil - mümkün olmaması halinde değer artış payı ve katılma alacağı – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/7961 E., 2025/7721 K.
- YargıtayE. 2014/5677, K. 2014/14501Ölümle sona eren evlilikte değer artış payı ve katılma alacağı ile aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi istemi – Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2014/5677 E., 2014/14501 K.
Örnek Dilekçeler
- Aile MahkemesiDeğer Artış Payı Alacağı Dava Dilekçesi (TMK m. 227)
- Aile MahkemesiKatkı Payı Alacağı Dava Dilekçesi (1.1.2002 Öncesi Mal Ayrılığı Dönemi)
- Aile MahkemesiMal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Dava Dilekçesi
- Aile MahkemesiBoşanma Davasında İhtiyati Tedbir (Tapu Kaydına Şerh) Talebi Dilekçesi (TMK m. 169, HMK m. 389)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.