Kararın özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Azledilen avukatın vekalet ücreti alacağı ile bu alacaktan kaynaklanan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
3.Dairece verilen 01.03.2022 tarihli ilamla; "...Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davaların açıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı Kanunda da gerçek kişilerden başka sadece hayır kurumlarının adli yardım talebinde bulunabileceklerinin düzenlendiği, davacı avukatın ticaret şirketlerinin adli yardım talebinde bulunamayacağına dair açık yasal düzenlemelere rağmen, anılan davaları adli yardım talebinde bulunarak açtığı, davalı şirketin davaları adli yardım talepli açması için davacıya talimat vermediği, davacının davalı şirket adına adli yardım talepli olarak davalar açmasının şirketin ticari itibarını zedelediği, ayrıca bu hususun şirketin iflası ya da mali durumunun bozulduğu intibanı yaratacağının kabulü gerektiği, böylece davacının sadakat ve özen borcunu yerine getirmediği, ihmalinden dolayı azledildiği ortadadır. O halde mahkemece, azlin haklı olduğu kabul edilerek, ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle12 bin karakter
3. Hukuk Dairesi 2025/3397 E. , 2026/230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/456 E., 2024/13 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; müvekillinin, davalı şirketin idaresinin mahkeme kararı ile kayyım heyetine verilmesi üzerine kayyım heyeti ile yapılan anlaşma gereğince 01.03.20 09... .07.2009 tarihleri arasında şirketin avukatlığını yaptığını, 01.06.2009 tarihinde kayyım heyeti değiştirilince yeni kayyım tarafından 20.07.2009 tarihinde haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, takip ettiği 2008/719 esas, 2008/723 esas ve 2008/77 esas sayılı dosyalar için 105.183,00 TL akdi vekalet ücretinin azil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; davacının, 04.03.2009 tarihli avukatlık ücreti sözleşmesi uyarınca davalı şirketin vekili olarak hizmet verdiğini, avukatlık sözleşmesinin ... Noterliğinin 20.07.2009 tarihli azilnamesi ile haksız olarak sonlandırıldığını, görev yaptığı 15 dosyanın bulunduğunu, Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/284 esas sayılı dosyasında yalnızca 3 dosya yönünden alacağının haksız azil tarihi olan 20.07.2009 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte hüküm altına alındığını, anılı dosyada yalnızca akdi vekalet ücreti yönünden hesaplama yapıldığını, karşı yan vekalet ücretleri ile diğer dosyalardaki alacaklarının da talep edilebilir olduğunun belirlendiğini, bu şekilde haksız azil olgusunun ortaya çıktığını, haksız azil tarihinden itibaren vekalet ücretinin tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2014/6777 sayılı dosyası ile takip başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalı aleyhine başlatılan İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2014/6777 sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/124 esas sayılı dosyası ile 10.02.2009 tarihinde davalı şirketin yönetiminin ..., ... ve...'dan oluşan kayyım heyetine tevdi edildiğini, belirtilen heyetin 04.03.2009 tarihinde davacı avukat ile vekalet sözleşmesi imzaladığını, aynı mahkemenin kayyım heyeti üyelerinden ... hakkındaki şikayetleri nedeni ile 15.06.2009 tarihinden kayyım heyetinin görevine son verildiğini ve başka bir kayyımın göreve atandığını, yeni kayyımın davacıyı, talimat almaksızın şirket adına yüksek meblağlı davalar açtığı, şirket ortakları tarafından savcılığa şikayet edildiği ve hakkında suçlamalar olduğu gerekçesi ile 20.07.2009 tarihinde vekaletten azlettiğini, davacının vesayet makamından hiçbir için izin almadan davalar açtığını, açtığı davaların harcını yatırmadığını, takip ettiğini iddia ettiği dosyalarda vekalet görevini kötüye kullandığını, yapılması gereken iş ve işlerin yapılmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.07.2014 tarihli kararıyla; davacının kayyum heyetinden talimat alarak davaları açtığı, davaya konu azlin haklı olduğunun ispatlanamadığı, tüm dosya kapsamında yapılan azlin haksız olduğu kanaatine varıldığı, Avukatlık Kanunu gereğince haksız azilde avukata ücreti tamamen ödenmesi gerektiği, ücreti ödediğini davacı taraf iddia etmediğini, taraflar arasında ücret sözleşmesi olduğundan Avukatlık Kanunu 164/2 maddesi gereğince sözleşmenin uygulanmasının gerektiği, İzmir Barosunun tavsiye niteliğindeki asgari ücret tarifesine atıf yapıldığından tarifede %15 oranı esas alındığı, böylece talebe konu davalar ile ilgili toplam vekalet ücreti hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak 105.183,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; toplam 105.183,00 Tl alacağın 20.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay(kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 03.03.2016 tarihli ilamla; "... Mahkemece vekalet ücreti talep edilen üç dosya açısından azlin haksız olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak vekalet ilişkisi ve azil işlemi bir bütün olduğundan azlin haklı olup olmadığı değerlendirilirken; avukatın yaptığı tüm işlemler itibari ile incelenmeli, görev yaptığı tüm dosyalar ayrı ayrı irdelenmelidir. Bu nedenle mahkemece, sadece ücret talep edilen üç dosya açısından değil, davalı tarafından bildirilen dosyalarla birlikte takip edilen tüm dosyalar açısından değerlendirme yapılmalı ve azlin haklı olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 25.03.2021 tarihli kararıyla; davacının kayyım tarafından azline ilişkin işlemin haksız azil niteliğinde olduğu, asıl davanın kabulü ile 105.183,00-TL vekalet ücreti alacağının temerrüt tarihi olan 28/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2014/6777 esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile davalı hakkında takibin 305.875,80-TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren kabul edilen miktara yasal faiz işletilmesine, şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Dairece verilen 01.03.2022 tarihli ilamla; "...Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davaların açıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı Kanunda da gerçek kişilerden başka sadece hayır kurumlarının adli yardım talebinde bulunabileceklerinin düzenlendiği, davacı avukatın ticaret şirketlerinin adli yardım talebinde bulunamayacağına dair açık yasal düzenlemelere rağmen, anılan davaları adli yardım talebinde bulunarak açtığı, davalı şirketin davaları adli yardım talepli açması için davacıya talimat vermediği, davacının davalı şirket adına adli yardım talepli olarak davalar açmasının şirketin ticari itibarını zedelediği, ayrıca bu hususun şirketin iflası ya da mali durumunun bozulduğu intibanı yaratacağının kabulü gerektiği, böylece davacının sadakat ve özen borcunu yerine getirmediği, ihmalinden dolayı azledildiği ortadadır. O halde mahkemece, azlin haklı olduğu kabul edilerek, ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukatın ticaret şirketlerinin adli yardım talebinde bulunamayacağına dair açık yasal düzenlemelere rağmen, vekil sıfatı ile açmış olduğu davaları adli yardım talebinde bulunarak açtığı, davalı şirketin davaları adli yardım talepli açması için davacıya talimat vermediği, davacının davalı şirket adına adli yardım talepli olarak davalar açmasının şirketin ticari itibarını zedelediği, ayrıca bu hususun şirketin iflası ya da mali durumunun bozulduğu intibanı yaratacağı açıklanan sebeplerle davacı vekilin sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve avukatın azlinin haklı olması sebebiyle ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işler sebebiyle vekalet ücreti alacağı talebinde bulunabileceği değerlendirilmiş, asıl davaya konu edilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/719 Esas, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/723 Esas ve Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/77 Esas sayılı dosyalarının azil tarihinden sonra sonuçlanmış olması sebebiyle vekalet ücreti alacağı talep edilen bu dosyalar yönünden azlin haklı olması sebebiyle vekalet ücreti talep edilemeyeceği kanaatine varılmış, birleşen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/199 Esas sayılı dosyasına konu edilen vekalet ücreti alacağı talebine ilişkin değerlendirmede, yalnızca Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/ 11... /51 Karar sayılı dosyasının azil tarihinden önce sonuçlanıp kesinleştiği anlaşılmış, kesinleşen bu dosya yönünden davacının KDV dahil 1.334,15 TL vekalet ücreti alacağı talep edebileceği ayrıca KDV dahil 17.073,17 TL müşavirlik ücreti talep edebileceği gerekçesiyle; asıl davanın reddine; birleşen davanın ise kısmen kabulü ile İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2014/6777 Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile davalı hakkında takibin 18.407,32 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; azlin haksız olduğunu, bilirkişi raporları ile davacı tarafından takip edilen dosyaların tek tek incelendiğini ve azlin haksız olduğunun açıklıkla ortaya konulduğunu, o dönemde davalı şirketin ortağı olan şahsın davacıya karşı iftira eylemleri nedeniyle mahkum olduğunu, yazılı ve sözlü talimat bulunduğuna dair delilleri toplanmadan, tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, davacının şirket kayyım yönetimi tarafından yazılı ve sözlü olarak verilen talimatlara uygun şekilde görevini ifa ettiğini, vekil eden şirket yönetimi tarafından davacıya adli yardım talepli açması için talimat verildiğini ve bu talimatın dosyada mevcut olduğunu, 28.05.2009 tarihli şirket karar defterine işlenen karar ile adli yardım talebinin vekil eden tarafından verildiğinin görüldüğünü, davalı şirket yönetimi tarafından verilen talimat gereklerine uygun davranan davacı aleyhine subjektif değerlendirme ve yorum ile yapılan azil ve şirketin itibarının zedelendiği değerlendirmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının açılan dava sebebi ile zedelenmiş bir itibarından bahsedilmesine olanak bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada vekalet ücreti alacağı, birleşen davada ise vekalet ücreti alacağından kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenmesine imkan bulunmamasına ve bilirkişi raporunun hükmü kurmaya elverişli olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince asıl dava bakımından karar düzeltme yolu kapalı, birleşen bakımından kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/487, K. 2026/4309Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan akdi ve karşı yan vekalet ücret alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/487 E., 2026/4309 K.
- YargıtayE. 2025/4565, K. 2026/3851Asıl dava avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında talep olunan vekalet ücretine ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4565 E., 2026/3851 K.
- YargıtayE. 2021/5877, K. 2022/5449İcra inkâr tazminatı: alacağın likit olması şartı ve tazminatın asıl alacak üzerinden hesaplanması
- YargıtayE. 2025/5350, K. 2026/4423Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve karşı davada vekalet ücreti alacağının tahsili istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5350 E., 2026/4423 K.
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.