Kararın özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Avukat olan davalının özen ve sadakat borcuna aykırı davranmak suretiyle müvekkili olan davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
ve tescil davası sonucu davacının eşi adına tescil edildiğini, davalının, müvekkilinin eşinin vekilliğini yapması nedeniyle bu durumdan haberdar olduğunu, davalının kusurlu hareketleri ve vekillik görevini sadakat ve özenle yerine getirmemesi nedeniyle takibe konu alacağın tahsil edilemez hale geldiğini, davalının, farklı bir kişinin vekilliğini üstlendiği dosyada 2023 yılına kadar davaya konu icra dosyasındaki dava dışı borçlunun babasının vefat ettiğini ve borçluya miras kaldığını dile getirmediğini, karşı tarafın dile getirmesi üzerine gerekli icra takip işlemlerinin başlatıldığını, ancak vasiyetnamenin iptali ve tapu iptal tescil davalarının bulunması nedeniyle borçluya alacağı karşılayacak mal kalmadığını, 11.04.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda borçlu adına kayıtlı taşınmazların değerinin tespitine göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle10 bin karakter
3. Hukuk Dairesi 2025/4521 E. , 2026/1904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/503 E., 2025/1268 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalvaç 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/120 E., 2023/569 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, avukat olan davalıyı .... Noterliğinin 03.09.2009 tarihli vekaletnamesi ile vekil olarak tayin ettiğini, davalı tarafından müvekkilinin alacaklısı olduğu 50.000,00 TL bedelli bononun tahsili için Yalvaç İcra Müdürlüğünün 2009/1315 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dosyasında davalı avukat tarafından borçlunun 22 adet taşınmazı üzerine haciz konulduğunu, haciz konulan taşınmazlara ilişkin süresinde satış talep etmediğini, satışı talep edilen ... yolu mevkii 61... parselde kayıtlı 8 nolu bağımsız bölümün borca mahsuben müvekkiline ihale edildiğini, ancak Yalvaç İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/22 E. sayılı dosyasında ihalenin feshine karar verildiğini, taşınmazın ihaleden önce 3. kişiye devredilmiş olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı tarafından bir kısım taşınmazlar üzerindeki hacizlerin müvekkilinin talimatı olmamasına rağmen kaldırılmasının talep edildiğini, yine bir kısım taşınmazların müvekkilinin eşi olan arsa malikine isabet eden yerlerden olması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası sonucu müvekkilinin eşi adına tescil edildiğini, davalı avukatın da müvekkilinin eşinin vekilliğini yapması nedeniyle bu durumdan haberdar olduğunu, davalının kusurlu hareketleri ve vekillik görevini sadakat ve özenle yerine getirmemesi nedeniyle takibe konu alacağın tahsil edilemez hale geldiğini, bu nedenle davalının haklı olarak azledildiğini, davalının takip konusu alacak miktarı, işlemiş faiz ve fer'ilerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 80.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; kendisinin avukat olarak gerek davacıyı gerekse davacının eşini birçok dava ve icra takibinde vekil olarak temsil ettiğini, vekalet görevini özen ve sadakatle yerine getirdiğini, alacağın tahsili için gerekli haciz işlemlerinin yapıldığını, 8 nolu bağımsız bölümün kıymet takdirinin ve satışının istenildiğini, satışın alacağa mahsuben yapıldığını, ancak açılan dava sonucunda ihalenin feshedildiğini, bir kısım taşınmazlar üzerindeki hacizlerin davacının bilgisi dahilinde davacının oğlunun isteği üzerine kaldırıldığını, bir kısım taşınmazların arsa maliki olan davacının eşi adına açılan tapu iptal ve tescil davaları sonucunda davacının eşi adına tescil edildiğini, bir kısım taşınmazlar üzerindeki hacizlerin de halen devam ettiğini, azil tarihi itibariyle alacağın tahsil edilemez halde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalı avukatı alacağının tahsili için vekil olarak tayin ettiği, davalı vekilin toplam 74.000,00 TL'nin tahsili için Yalvaç İcra Müdürlüğü'nün 2009/1315 E. sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının sorumluluğunun doğması için zarar unsurunun bulunması gerektiği, Yalvaç İcra Müdürlüğünün 2009/1315 E. sayılı takip dosyasının derdest ve aciz vesikasına bağlanmamış olduğu, borçluya ait hacizli ve hacizsiz taşınmazların ancak ihale ile satışından sonra tahsili mümkün olmayan alacak miktarı yönünden aciz vesikası alınabileceği, davaya konu icra dosyasında alacağın tahsil edilemediğini ispatlar nitelikte aciz vesikasının dosyaya sunulmadığı, davacının dava tarihi itibariyle gerçekleşen fiili bir zararın olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı avukatın, davacı müvekkilinin talimatı olduğunu ispatlayamaması nedeniyle, taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmekle vekalet görevini özen ve sadakatle yerine getirmediği, vekaleti ifada kusurlu davrandığı, ancak avukatın sorumluluğuna gidebilmesi için eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğrayıp uğramağının, eylemle zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının da belirlenmesi gerektiği, Yalvaç İcra Müdürlüğünün 2009/1315 E. sayılı takip dosyası kapsamında, borçluya ait ... Mahallesi 61... parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölüm üzerine haciz konulduğu, söz konusu taşınmaz üzerinde başka haciz ve ipotek bulunmakla birlikte, taşınmazın icra müdürlüğü tarafından yapılacak açık artırma sonucunda ne kadar bedelle satılacağı, elde edilecek satış bedelinin taşınmaz üzerindeki haciz ve ipotekleri karşılamaya yetip yetmeyeceği, davacı alacaklının satış bedelinden alacağını tamamen ya da kısmen tahsil edip edemeyeceği gibi hususların dava tarihi itibariyle ve mevcut aşamada kesin olarak bilinmediği, alacaklının uğradığını iddia ettiği zararın varlığı ve miktarı somut olarak tespit edilemediğinden zararın gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, borçluya ait olan ve daha önce satışa çıkarılan ancak açılan dava sonucunda ihalesi feshedilen Akşehir yolu mevkii 61... parselde kayıtlı 8 nolu bağımsız bölümün ihaleden önce ... isimli üçüncü kişiye hacizli olarak devredildiği, dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre söz konusu taşınmazın halen ... adına kayıtlı olduğu, davacının, hacizli taşınmazın icra müdürlüğü aracılığıyla satışını talep ederek alacağını tahsil etme imkânı mevcutken, bu yola başvurmak yerine davalıyı azledip alacağını doğrudan davalı avukattan tahsil etme yolunu tercih ettiği, ayrıca taşınmazı devralan üçüncü kişiye karşı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali davası açılması suretiyle de alacağın tahsilinin mümkün olduğu, dolayısıyla, davacının alacağını tahsil etme olanağının tamamen ortadan kalktığının söylenemeyeceği, davalı avukatın eylemi nedeniyle davacının alacağını tahsil etmesinin dava tarihi itibariyle imkansız hale geldiğinin ve bu nedenle zarara uğradığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinde 8 nolu bağımsız bölümün satışını talep etme veya tasarrufun iptali davası açma imkanı olduğundan söz edilmiş ise de ihale yolundan vazgeçen tarafın davalı olduğunu, müvekkilinin söz konusu durumdan haberinin bulunmadığını, tasarrufun iptali davasının açılma süresi olan bir yıl içerisinde davalının vekillik görevine devam ettiğini, icra dosyasında hacizli tek taşınmaz kaldığını, üzerinde de ipotek, kamu haczi ve hacizler bulunduğunu ve taşınmazın değerini aştığını, icra dosyasında davalı avukat tarafından borçlunun 22 adet taşınmazı üzerine haciz koydurulduğunu, ihalesi feshedilen 8 nolu taşınmazın ihaleden önce 3. kişiye devredilmiş olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı tarafından bir kısım taşınmazlar üzerindeki hacizlerin müvekkilinin talimatı olmamasına rağmen kaldırılmasının talep edildiğini, yine bir kısım taşınmazların davacının eşi olan arsa malikine isabet eden yerlerden olması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası sonucu davacının eşi adına tescil edildiğini, davalının, müvekkilinin eşinin vekilliğini yapması nedeniyle bu durumdan haberdar olduğunu, davalının kusurlu hareketleri ve vekillik görevini sadakat ve özenle yerine getirmemesi nedeniyle takibe konu alacağın tahsil edilemez hale geldiğini, davalının, farklı bir kişinin vekilliğini üstlendiği dosyada 2023 yılına kadar davaya konu icra dosyasındaki dava dışı borçlunun babasının vefat ettiğini ve borçluya miras kaldığını dile getirmediğini, karşı tarafın dile getirmesi üzerine gerekli icra takip işlemlerinin başlatıldığını, ancak vasiyetnamenin iptali ve tapu iptal tescil davalarının bulunması nedeniyle borçluya alacağı karşılayacak mal kalmadığını, 11.04.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda borçlu adına kayıtlı taşınmazların değerinin tespitine göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, avukat olan davalının özen ve sadakat borcuna aykırı davranmak suretiyle müvekkili olan davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilin, bahse konu icra dosyasında alacaklı olan davacının yazılı muvafakatini almadan bir takım gayrimenkuller üzerindeki hacizleri kaldırmak suretiyle vekâlet görevini özenle ve sadakatle ifa etmediğinin ve kusurlu hareket ettiğinin sabit olduğu, ancak vekilin sorumluluğuna gidilebilmesi için, tutum ve davranışı sonucu müvekkilin bir zarara da uğramış olduğunun sübutunun şart olduğu, davalı avukatın özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle davacı müvekkilin bir zarara uğradığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2024/2322, K. 2025/1539Avukatın özen ve sadakat borcuna aykırı davranarak müvekkilinin zararına neden olduğu iddiasıyla alacak istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/2322 E., 2025/1539 K.
- YargıtayE. 2025/7215, K. 2026/4138Yönetim kurulu üyelerinin anonim şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı sorumluluk ve aşırı fiyatla ekipman kiralanmasına dayalı tazminat istemi – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/7215 E., 2026/4138 K.
- YargıtayE. 2026/2365, K. 2026/4415Anayasa Mahkemesi ihlal kararı üzerine yeniden yargılamada hastane ve doktorun özen borcuna aykırılığına dayalı maddi ve manevi tazminat istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/2365 E., 2026/4415 K.
- YargıtayE. 2026/84, K. 2026/3213Haksız azil iddiasına dayalı avukatlık vekalet ücreti alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/84 E., 2026/3213 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiVekâlet Sözleşmesine Aykırılık Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi (TBK m. 506)
- Tüketici MahkemesiTıbbi Hata (Hekim Sorumluluğu) Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiSözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiKişilik Hakkının İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat Dava Dilekçesi
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.