Sigorta şirketiyle yaşanan bir uyuşmazlıkta mahkeme yolu, yıllara yayılan bir yargılama anlamına gelebilir. Kanun koyucu bu nedenle sigorta uyuşmazlıkları için özel bir tahkim mekanizması kurmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu, bağımsız sigorta hakemleri aracılığıyla, mahkemeye kıyasla kısa sürede ve ilam niteliğinde karar veren bir yapıdır. Ancak Komisyon'a başvurunun da kendine özgü şartları ve sınırları vardır.
Sigorta Tahkim Komisyonu nedir, kimler başvurabilir?
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile sigorta kuruluşları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuştur (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30). Kasko, konut, sağlık ve hayat sigortası gibi isteğe bağlı sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda sigortalı; zorunlu trafik sigortasında ise kazada zarar gören üçüncü kişiler Komisyon'a başvurabilir.
İsteğe bağlı sigortalarda Komisyon'a başvurulabilmesi için sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olması gerekir; zorunlu sigortalarda ise üyelik şartı aranmaz, tüm sigorta şirketleri tahkim sistemine tabidir. Trafik kazası sonrası değer kaybı, hasar bedeli, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatı talepleri, Komisyon'un en sık karşılaştığı uyuşmazlık türleridir.
Komisyon bir mahkeme değildir; ancak sigorta hakemlerinin verdiği kararlar, İcra ve İflas Kanunu uyarınca ilam niteliğindedir ve doğrudan icraya konulabilir. Hakemler, sigortacılık alanında deneyimli ve Komisyon listesine kayıtlı hukukçular arasından görevlendirilir.
Başvuru şartları
Komisyon'a başvurabilmek için üç ön koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Sigorta şirketine ön başvuru: Uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmış olmalıdır. Zorunlu trafik sigortasında bu başvuru ayrıca kanuni bir dava şartıdır (2918 sayılı KTK m. 97).
- Olumsuz sonuç veya cevapsızlık: Talebin kısmen ya da tamamen reddedilmiş olması veya sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş olması gerekir. Zorunlu trafik sigortasında ise KTK m. 97, sigortacının yazılı başvuruyu on beş gün içinde yanıtlamaması veya talebi karşılamaması hâlinde dava ya da tahkim yolunun açılacağını düzenler. Kısmi ödeme yapılması, kalan kısım için başvuruya engel değildir.
- Uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmemiş olması: Aynı konuda dava açılmışsa Komisyon'a başvurulamaz. Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular bakımından da benzer bir değerlendirme yapılır.
Yargıtay, sigortacıya başvuru şartını katı biçimde yorumlamamaktadır. Eksik veya usulüne uygun olmayan belgeyle yapılan başvurunun tamamlanabilir bir şart olduğu, sigortacıyla düzenlenen arabuluculuk anlaşmama tutanağının yazılı başvuru yerine geçeceği ve bedensel zararlarda eksik belgeyle yapılan başvuru sonrasında verilen tahkim kararının onanabileceği kabul edilmiştir. Bununla birlikte Komisyon ön incelemesinde başvurunun ve sigortacının cevabının belgelenmesi istendiğinden, bu belgeleri baştan düzenli tutmak gerekir.
Gerekli belgeler ve başvurunun yapılması
Başvuru, Komisyon'un başvuru formu doldurularak yapılır; form elden, posta yoluyla veya Komisyon'un elektronik başvuru sistemi üzerinden iletilebilir. Avukat aracılığıyla yapılan başvurularda vekâletname eklenir. Başvuru dosyasında genellikle şu belgeler bulunur:
- Sigorta şirketine yapılan başvuru dilekçesi ve başvurunun iletildiğini gösteren belge (noter, posta, KEP veya şirketin kayıt numarası),
- Sigorta şirketinin cevap yazısı; cevap verilmemişse bunun beyan edilmesi,
- Sigorta poliçesi örneği veya karşı tarafın trafik sigortası bilgileri,
- Uyuşmazlığın konusuna göre kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, eksper ve onarım belgeleri, değer kaybı raporu, bedensel zararlarda epikriz ve maluliyet raporu, ölümde mirasçılık belgesi,
- Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri ile banka hesap bilgisi,
- Başvuru ücretinin ödendiğine dair dekont.
Başvuru ücreti, uyuşmazlığın tutarına göre kademeli olarak belirlenir ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Ücret, haklı çıkılması hâlinde yargılama gideri olarak sigorta şirketine yükletilir. Başvuru formunda talep edilen tutarın açıkça yazılması gerekir; tutarın henüz tam belirlenemediği hâllerde kısmi talep yapılıp bilirkişi raporundan sonra artırım istenebilir.
Hakem süreci nasıl işler?
Komisyon raportörleri, başvuruyu ön incelemeden geçirir; şartları taşımayan başvurular bu aşamada reddedilir ve ücretin bir kısmı iade edilir. Şartları taşıyan dosya, uyuşmazlığın tutarına göre tek sigorta hakemine veya üç kişilik hakem heyetine havale edilir. Hakem, sigorta şirketinden cevap ve belgelerini ister, gerekli görürse bilirkişi incelemesi yaptırır ve tarafların beyanlarını alır. Yargılama kural olarak dosya üzerinden yürütülür; duruşma istisnaidir.
Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre tarafların açık ve yazılı rızasıyla uzatılabilir. Süre içinde karar verilemezse uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür. Karar, taraflara Komisyon aracılığıyla tebliğ edilir. Kararda tazminat, faiz başlangıcı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gösterilir. Faiz, kural olarak sigortacının temerrüde düştüğü tarihten, yani başvuruya cevap süresinin dolmasından itibaren işletilir. Bununla birlikte TBK m. 55 (7589 sayılı Kanunla eklenen fıkralar) uyarınca, 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen olaylarda sürekli sakatlık (çalışma gücü kaybı) ve destekten yoksun kalma tazminatına, kazancın bilindiği dönem için olay tarihinden, bilinemediği dönem için karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir; sigortacı bakımından faiz her hâlde temerrüt tarihinden önce başlamaz. Tahkikat başlamadan önce ifa amacıyla yapılan ödemeler de ödeme tarihi itibarıyla belirlenen tazminattan oransal olarak mahsup edilir. Bu tarihten önce meydana gelen olaylarda önceki kurallar uygulanır.
Kesinleşen hakem kararı icra dairesine ibraz edilerek takip başlatılabilir. Sigorta şirketleri uygulamada kesinleşen kararları çoğunlukla takibe gerek kalmadan ödemektedir.
İtiraz, temyiz ve kesinlik
Hakem kararlarına karşı kanun yolu, uyuşmazlığın tutarına göre belirlenir. Kanunda belirlenen tutarın altındaki uyuşmazlıklarda verilen kararlar kesindir. Bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Komisyon nezdinde oluşturulan itiraz hakem heyetine itiraz edilebilir; itiraz, kararın icrasını durdurur. İtiraz hakem heyeti kural olarak iki ay içinde karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlardan, kanunda belirlenen daha yüksek tutarı aşanlar için Yargıtay'a temyiz yolu açıktır. Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; başvuru sırasında güncel sınırların kontrol edilmesi gerekir.
Hakem kararlarına karşı ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki tahkim hükümlerine göre iptal davası açılması mümkün değildir; Komisyon kararları için kanun yolu Sigortacılık Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. Kesinleşen karar, aynı uyuşmazlık hakkında yeniden başvuru yapılmasını engeller.
Tahkim mi, dava mı?
Tahkimin avantajları hız, düşük maliyet ve uzmanlık; dezavantajı ise düşük tutarlı uyuşmazlıklarda kanun yolunun kapalı olması ve bilirkişi incelemesinin mahkemedeki kadar kapsamlı yapılamamasıdır. Dava yolu, sigortacıya karşı asliye ticaret mahkemesinde görülür ve konusu para olan ticari dava niteliği nedeniyle arabuluculuk dava şartıdır; bu nedenle genellikle daha uzun sürer, ancak istinaf ve temyiz denetimi daha geniştir.
Seçim yapılırken uyuşmazlığın tutarı, delil durumu, bilirkişi ihtiyacı ve karşı tarafın tutumu değerlendirilmelidir. Zarar görenin aynı olaydan doğan taleplerini bölerek bir kısmını tahkime, bir kısmını mahkemeye taşıması uygulamada sorun yaratabilir; talep kalemleri baştan birlikte planlanmalıdır. Zamanaşımı her iki yolda da aynıdır: Trafik kazalarında zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl (KTK m. 109); sigorta sözleşmesinden doğan diğer taleplerde ise kural olarak iki yıl (TTK m. 1420).
Sık yapılan hatalar
- Sigorta şirketine ön başvuru yapmadan veya başvuru tarihini belgelemeden Komisyon'a başvurmak.
- Başvuru formunda talep tutarını eksik yazmak ya da faiz talebini belirtmemek.
- Sigortacıya başvuru ile tahkim başvurusunun konusunu farklı tutmak; örneğin sigortacıdan yalnızca hasar bedeli isteyip tahkimde değer kaybı da talep etmek.
- Hem tahkime hem mahkemeye başvurarak dosyalardan birinin reddedilmesine yol açmak.
- İtiraz süresi olan on günü, "karar postadan geç geldi" düşüncesiyle kaçırmak.
- Kısmi ödeme sırasında imzalanan ibranameyi dikkate almadan kalan tutar için başvurmak.
Sonuç
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarında hızlı ve etkili bir çözüm sunar; ancak bu etkinlik, sigortacıya yapılan ön başvurunun belgelenmesine, başvuru formunun doğru doldurulmasına ve kanun yolu sınırlarının bilinmesine bağlıdır. Hangi talebin hangi tutarla ileri sürüleceği, faiz başlangıcı ve itiraz süreleri baştan planlandığında, hakem kararı çoğu zaman birkaç ay içinde ilam niteliğinde bir sonuç verir.
Sık Sorulan Sorular
Tahkime başvurmadan önce ne yapmalıyım?
Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmalısınız. Şirketin talebi kısmen veya tamamen reddetmesi ya da on beş iş günü içinde cevap vermemesi hâlinde Komisyon'a başvurabilirsiniz (Sigortacılık Kanunu m. 30). Bu başvuru olmadan dosya ön incelemede reddedilir.
Tahkim başvurusu ücretli mi?
Evet. Başvuru ücreti uyuşmazlık tutarına göre kademeli olarak belirlenir ve her yıl güncellenir. Mahkeme harçlarına göre genellikle daha düşüktür ve haklı çıkılması hâlinde karşı tarafa yükletilir.
Hakem kararı ne kadar sürede verilir?
Hakemler, dosyanın kendilerine tesliminden itibaren kural olarak en geç dört ay içinde karar verir. Bu süre tarafların açık ve yazılı rızasıyla uzatılabilir. Uygulamada süreç mahkeme yoluna göre belirgin biçimde kısadır.
Hakem kararına itiraz edebilir miyim?
Kanunda belirlenen tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Komisyon nezdindeki itiraz hakem heyetine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlardan belirli tutarı aşanlar için temyiz yolu açıktır; tutarlar her yıl güncellenir.
Hem tahkime hem mahkemeye başvurabilir miyim?
Hayır. Mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık için Komisyon'a başvurulamaz; tahkime başvurulmuşsa aynı uyuşmazlık için ayrıca dava açılamaz. Yol seçimi baştan yapılmalıdır.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2021/2676, K. 2021/1901Sigorta tahkiminde KTK m. 97 başvurusu: eksik veya usule uygun olmayan belgeyle başvuru tamamlanabilir dava şartıdır
- YargıtayE. 2026/3130, K. 2026/4439KTK m. 97 başvuru şartı: sigortacı ile düzenlenen arabuluculuk anlaşmama tutanağı yazılı başvuru yerine geçer
- YargıtayE. 2023/13060, K. 2025/6574ZMSS kapsamında bedensel zarar: eksik belgeyle sigortacıya başvuru sonrası tahkim kararının onanması ve belge şartına ilişkin karşı oy
- YargıtayE. 2026/7179, K. 2026/7598Sigorta Tahkim Komisyonu – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2026/7179 E., 2026/7598 K.
Örnek Dilekçeler
- Sigorta Tahkim KomisyonuSigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Dilekçesi
- Sigorta ŞirketiAraç Değer Kaybı Başvurusu (Sigorta Şirketine KTK m. 97 Başvurusu)
- Sigorta Tahkim KomisyonuSigorta Tahkim Hakem Kararına İtiraz Dilekçesi (5684 s.K. m. 30)
- Sigorta ŞirketiZorunlu Trafik Sigortasına Yazılı Başvuru Dilekçesi (KTK m. 97)
Hukuk Rehberi
- 6 dk okumaÖzel Sağlık Sigortasında Tazminat ve İstisnalar: Önceden Var Olan Hastalık, Bekleme Süresi ve Ret Hâlinde Yol
- 5 dk okumaHayat Sigortası Tazminatı Ödenmezse Ne Yapılır?
- 5 dk okumaFerdi Kaza Sigortası: Kapsam, Tazminat ve Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar
- 5 dk okumaKonut (Yangın) Sigortası Hasarları: Bedel Nasıl Belirlenir, Ödeme Reddedilirse Ne Yapılır?