Boşanma davasının kesinleşmesi aylar, kimi zaman yıllar sürebilir. Bu süre boyunca giderlerin yükünü tek başına taşımak zorunda kalan, geliri olmayan veya düşük gelirli eşin ve çocukların geçimi güvence altına alınmazsa dava, ekonomik baskı aracına dönüşebilir. Kanun bu nedenle dava sürerken uygulanacak geçici bir nafaka düzeni öngörmüştür. Uygulamada tedbir nafakası ya da önlem nafakası denilen bu nafaka, boşanma sonrasında ödenen yoksulluk ve iştirak nafakasından farklı bir kurumdur.
Tedbir nafakasının hukuki dayanağı
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Tedbir nafakası bu önlemlerin başında gelir. Hâkim önlemleri re'sen aldığı için nafaka talebi dilekçede yer almasa da karar verebilir; yine de miktarın gerekçelendirilmesi ve delillerin sunulması bakımından talebi açıkça belirtmek yerinde olur.
Dava açılmadan önce de benzer bir koruma mümkündür. Ortak hayat eşlerden birinin kişiliğini, ekonomik güvenliğini veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürüyorsa o eş ayrı yaşama hakkına sahiptir ve hâkimden diğer eşin parasal katkısının belirlenmesini isteyebilir (TMK m. 197); bu yolu ayrı yaşama hakkı yazımızda ayrıca ele aldık. Şiddet söz konusuysa 6284 sayılı Kanun kapsamında hâkim, talep edilmese bile tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 sayılı Kanun m. 5/4).
Şartlar ve diğer nafakalardan farkı
Tedbir nafakası için boşanma veya ayrılık davasının açılmış olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yakın tarihli bir kararında, nafakaya hükmedilebilmesi için davanın açılmış olmasının yeterli olduğunu, kusursuz olma şartının aranmadığını ve hâkimin kusurlu olup olmadığına bakmaksızın gerekli önlemi alabileceğini vurgulamıştır. Kusur, kural olarak yoksulluk nafakası ve tazminat bakımından önem taşır (TMK m. 174, 175).
Tedbir nafakası iki ayrı amaca hizmet edebilir. Birincisi, geliri bulunmayan veya yetersiz olan eşin geçimidir. İkincisi, çocuğun bakım ve eğitim giderleridir. Çocuk için istenen nafakada velayetin kimde olması ve ana babanın kusuru belirleyici değildir; çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri esas alınır (TMK m. 330). Üç nafaka türünü şöyle ayırabilirsiniz:
- Tedbir nafakası: Dava süresince ödenir, kusur aranmaz, kararın kesinleşmesiyle sona erer.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için boşanmadan sonra istenir; nafaka isteyen tarafın kusuru daha ağır olmamalıdır ve ayrıca talep edilmelidir (TMK m. 175, 178).
- İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır (TMK m. 182).
Miktar nasıl belirlenir?
Kanunda tedbir nafakası için sabit bir tutar veya oran yoktur. Hâkim; tarafların gelirlerini, malvarlıklarını, yaşam standartlarını, çocukların sayısını, yaşını ve ihtiyaçlarını (okul, sağlık, barınma) birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler (TMK m. 4). Bunun için çalışma ve gelir kayıtları, tapu ve araç kayıtları ile sosyal ve ekonomik durum araştırması gibi deliller toplanır. Kira sözleşmesi, okul ücretleri, sağlık giderleri ve fatura örnekleri talebinizi somutlaştırır.
Uygulamada tedbir nafakası talebi, dava dilekçesinde güncel gelir durumunuzu ve giderlerinizi gösteren belgelerle birlikte sunulur. Mahkeme çoğu zaman tensip aşamasında ya da ilk duruşmada ara kararla nafakaya hükmeder. Karşı taraf düşük gelirli olduğunu ileri sürüyorsa bunu belgelemesi beklenir; gelirin kayıt dışı olduğu iddia ediliyorsa tanık anlatımları, harcama alışkanlıkları ve yaşam standardı da değerlendirilir.
Yargıtay, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumuna, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre yetersiz kalan önlem nafakasını bozma sebebi saymaktadır. Hakkaniyet, yalnızca nafaka yükümlüsünün değil nafaka alacaklısının da korunmasını gerektirir. Öte yandan nafaka, yükümlünün kendi geçimini sağlamasını da imkânsız kılmamalıdır. Başlangıç tarihi mahkemece belirlenir; talep hâlinde çoğunlukla dava tarihi esas alınır.
Ne zamana kadar sürer, nasıl değiştirilir?
Tedbir nafakası geçici olduğundan dava devam ettiği sürece ödenir. Boşanma kararı kesinleştiğinde sona erer; hüküm altına alınmışsa yerini yoksulluk ve iştirak nafakası alır. Davanın reddi, davadan feragat veya taraflardan birinin ölümü hâllerinde de tedbirin dayanağı kalmaz.
Karar verildikten sonra koşullar değişirse, örneğin yükümlü işini kaybederse, geliri artarsa ya da çocuğun giderleri yükselirse, davanın görüldüğü mahkemeden nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir. Nafakanın sonradan değiştirilmesine ilişkin ayrıntıları nafakanın artırılması ve azaltılması rehberinde bulabilirsiniz.
Süreler konusunda da dikkatli olmak gerekir. Yargıtay, bir dosyada kadın lehine belirlenen tedbir nafakası miktarına karşı kadın istinaf yoluna başvurmadığı için kesinleşen miktarın, yargılama yenilendikten sonra erkek aleyhine artırılamayacağını (usulî kazanılmış hak) kabul etmiş; miktar ve başlangıç tarihi bakımından çelişkili hüküm kurulmasını da bozma sebebi saymıştır. Hükümle belirlenen miktarı yetersiz buluyorsanız istinaf süresini kaçırmamanız gerekir.
Ödenmezse ne olur?
Tedbir nafakası ilamlı icra yoluyla tahsil edilir. Nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine mahkûm edilebilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra karar yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (İİK m. 344). Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa hâkim, ileri sürülen sebepleri göz önünde tutarak tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonucuna bırakabilir.
Maaş haczi bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, işleyen nafaka için maaşa konulan haczin nafakanın tamamını kapsayabileceğini, birikmiş nafaka için ise maaşın dörtte birinin esas alınacağını kabul etmiştir. Bu nedenle nafaka alacaklısının, ödenmeyen dönemler için gecikmeden icra takibi başlatması önem taşır. Kanun yoluna başvurulması da ödemeyi durdurmaz: İstinaf ve temyiz başvurusu kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350/1, 367). Dolayısıyla miktarı yüksek bulan yükümlü itirazını kanun yolunda ileri sürmeli, ödemeye ise devam etmelidir. Ödemelerin banka havalesiyle ve açıklama kısmına nafaka dönemi yazılarak yapılması, ileride ödeme uyuşmazlıklarında ispat kolaylığı sağlar.
Sık yapılan hatalar
- Tedbir nafakasının dava sonunda kendiliğinden devam edeceğini sanmak; boşanma kesinleştikten sonra yoksulluk nafakasının ayrıca talep edilmesi gerekir (TMK m. 175, 178).
- Gelir ve gider belgelerini sunmamak, yaşam standardını gösteren kira, okul ve fatura gibi delilleri toplamamak.
- Karar verildikten sonra ödemeyi kendiliğinden azaltmak veya kesmek; azaltma ancak mahkeme kararıyla yapılabilir.
- Ödenmeyen nafaka için icra takibini uzun süre geciktirmek.
- Kusurlu olduğunu düşünerek tedbir talebinden vazgeçmek; oysa bu aşamada kusur aranmaz.
- Hükümle belirlenen miktara karşı süresinde kanun yoluna başvurmamak.
- Çocuğa ilişkin giderleri, örneğin okul ve sağlık harcamalarını belgelendirmemek.
Sonuç
Tedbir nafakası, boşanma davası boyunca eşin ve çocukların geçimini koruyan geçici bir önlemdir; kusura bağlı değildir ve dava açılır açılmaz gündeme gelebilir. Miktar, tarafların ve çocukların somut durumuna göre belirlendiğinden gelir ve gider belgelerinin eksiksiz sunulması önemlidir. Kararın kesinleşmesiyle sona erdiği, yoksulluk ve iştirak nafakasının ise ayrıca talep edilmesi gerektiği akılda tutulmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Boşanma davası açmadan tedbir nafakası isteyebilir miyim?
Ortak hayata ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa, hâkimden diğer eşin parasal katkısının belirlenmesi istenebilir (TMK m. 197). Eşler birlikte yaşarken de ailenin geçimi için her birinin yapacağı katkı hâkim tarafından belirlenebilir (TMK m. 196).
Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi?
TMK m. 169 geçici önlemler bakımından kusur şartı aramaz. Yargıtay da nafakaya hükmedilebilmesi için boşanma veya ayrılık davasının açılmış olmasını yeterli görmektedir. Kusur, ağırlıklı olarak yoksulluk nafakası ve tazminat bakımından önem taşır.
Tedbir nafakası ne zaman sona erer?
Boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Davanın reddi, davadan feragat veya taraflardan birinin ölümü hâlinde de tedbirin dayanağı kalmaz. Boşanmadan sonra ödenecek yoksulluk ve iştirak nafakası ayrı taleplere dayanır.
Tedbir nafakası ödenmezse ne yapabilirim?
Karar ilamlı icra yoluyla takip edilebilir; ayrıca icra mahkemesinden üç aya kadar tazyik hapsi istenebilir (İİK m. 344). Borçlunun maaşından kesinti yapılması da mümkündür.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/6974, K. 2026/7248Tedbir (önlem) nafakası miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumuna ve hakkaniyete uygun olmalıdır
- YargıtayE. 2026/143, K. 2026/6706Boşanma – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/143 E., 2026/6706 K.
- YargıtayE. 2025/7778, K. 2026/647Nafaka alacağı için maaş haczi: işleyen nafakanın tamamı, birikmiş nafaka için maaşın dörtte biri
- YargıtayE. 2025/10622, K. 2026/6069Karşılıklı Boşanma (iştirak nafakası) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/10622 E., 2026/6069 K.
Örnek Dilekçeler
- Aile MahkemesiAyrı Yaşamada Tedbir Nafakası Dava Dilekçesi (TMK m. 197)
- Aile MahkemesiBoşanma Dava Dilekçesi (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması)
- Aile MahkemesiYoksulluk Nafakasının Kaldırılması Dava Dilekçesi (TMK m. 176)
- Aile MahkemesiBoşanma Davasına Cevap ve Karşı Dava Dilekçesi