Kararın özeti
Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Kasten öldürmeye teşebbüs (meşru savunma). Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfında ve ceza yaptırımının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle4 bin karakter
1. Ceza Dairesi 2025/5970 E. , 2026/3935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/314 Esas, 2025/712 Karar
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/215 Esas, 2024/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 10.03.2025 tarihli ve 2025/314 Esas, 2025/712 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının tayininde hatalı değerlendirme yapıldığına, haksız tahrikin derecesine, fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfında ve ceza yaptırımının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 10.03.2025 tarihli ve 2025/314 Esas, 2025/712 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/5357, K. 2026/4089Kasten öldürmeye teşebbüs (meşru savunma) – Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2025/5357 E., 2026/4089 K.
- YargıtayE. 2025/5952, K. 2026/5503Kasten öldürmeye teşebbüs (meşru savunma) – Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2025/5952 E., 2026/5503 K.
- YargıtayE. 2025/7128, K. 2026/5221Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık – Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2025/7128 E., 2026/5221 K.
- YargıtayE. 2026/2283, K. 2026/5075Kasten öldürmeye teşebbüs, olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama – Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2026/2283 E., 2026/5075 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi (kovuşturma evresi)Esas Hakkındaki Mütalaaya Karşı Savunma Dilekçesi (CMK m. 216)
- Asliye Ceza MahkemesiGöçmen Kaçakçılığı Suçlamasında Savunma Dilekçesi
- Bölge Adliye Mahkemesiİstinaf Başvuru Dilekçesi (Ceza Mahkemesi Kararına Karşı)
- Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi (kovuşturma evresi)Ceza Davasında Tanık Dinletme ve Delil Toplama Talebi Dilekçesi (CMK m. 177-178)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.