Kararın özeti
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Davacı ... ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen işyeri sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar tazminatının davalı yapı malikinden rücuen tahsili talebi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesi için; yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden zararın doğması, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu bakımından bulunması zorunlu unsur olan illiyet bağı yönünden ise, bu bağın kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmemiş olması gereklidir. İlliyet bağını kesen sebepler ise; mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu sözkonusu olmaz (bu yönde, Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 29.11.2017 tarih, 2017/3-439 Esas ve 2017/1463 Karar sayılı ilamı). 6098 sayılı TBK'nun 49 uncu (818 sayılı BK.'nun 41.) maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK madde 316 (818 sayılı BK’nun 256. maddesi) göre; kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla, 365 inci maddesine göre de, kiracı, kiralananın bakımını gereği gibi sağlamakla yükümlüdür. Kiracı da kusurundan sorumludur. Mahkemece, inşaat mühendisi ve sigorta hakemi bilirkişiden alınan 18.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda çeşmenin don hadisesi sebebiyle kırıldığını, kiracının dona karşı önlem almamış olması, ürünleri palet üzerinde sergileme ve teşhirini yapmaması ve kalorifer tesisatının geçtiği zeminde açılan deliklerin usulüne uygun şekilde kapatılmadığından kiracının %50, yapı sahibinin de kiraya verdiği mülkte bakım ve gözetimi ile malı kiracının faal kullanımına hazır etmek yükümlülüğünü yerine getirmediğinden %50 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle14 bin karakter
4. Hukuk Dairesi 2023/13301 E. , 2024/1094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1019 E., 2023/1713 K.
DAVA TARİHİ : 22.11.2012
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.12.2011 tarihinde sigortalı kiracı şirketin davalının maliki olduğu iş yerinde bina ana tesisatına bağlı musluğun kırılması sonucu su baskını yaşandığını, sigortalıya demirbaş ve emtiaların hasar görmesi sebebiyle 77.525,40 TL ödeme yapıldığını belirterek ödenen 77.525,40 TL'nin 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; su tesisatının arızasında müvekkilinin hatalı olduğunu kabul etmediklerini, sigortalama işleminin 2 ay 10 gün önce yapıldığını, sigorta şirketinin üzerine düşen özeni göstermediğini, sigorta şirketinin risk kapsamı içindeki su sistemini de inceletip varsa eksiklik, arıza ve hata bunun giderilmesinden sonra sigorta yapması gerektiğini, kira sözleşmesinin "teslimat" başlıklı özel şartlarının 4. maddesinde kiracının arızayı mülk sahibine ihbar mecburiyeti olduğunu, sigorta yaptıranın müvekkiline herhangi bir arıza-ayıp ihbarında bulunmadığını, dükkanın kiracıya sağlam olarak teslim edildiğini ve üzerinden 18 ay geçtiğini, bu zaman zarfında kiracının musluğu değiştirmiş ya da zorlamış olabileceğini, su baskını olayında müvekkilinin tümüyle kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Davanın açıldığı Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/259 Esas ve 13.04.2013 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2013/458 Esas, 2015/486 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 41.785,35 TL'nin ödeme tarihi 13.02.2012'den itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2015/16412 Esas-2018/3936 Karar sayılı kararı ile; "uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğuna dair görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Mahkemenin 12.06.2019 tarihli ve 2019/507 Esas-2019/1009 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 41.785,35 TL'nin ödeme tarihi olan 13.02.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
C.İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5310 Esas-2020/8910 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek,
"Mahkemece davalı yapı malikinin kusursuz sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 69. (818 s. BK 58.) maddesinde düzenlenen bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türü olan özen (olağan sebep) sorumluluğudur. 6098 sayılı TBK'nun 69/1 inci maddesinde "Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur" denilmektedir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu, yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk-bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira, malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesi için; yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden zararın doğması, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu bakımından bulunması zorunlu unsur olan illiyet bağı yönünden ise, bu bağın kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmemiş olması gereklidir. İlliyet bağını kesen sebepler ise; mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu sözkonusu olmaz (bu yönde, Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 29.11.2017 tarih, 2017/3-439 Esas ve 2017/1463 Karar sayılı ilamı). 6098 sayılı TBK'nun 49 uncu (818 sayılı BK.'nun 41.) maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK madde 316 (818 sayılı BK’nun 256. maddesi) göre; kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla, 365 inci maddesine göre de, kiracı, kiralananın bakımını gereği gibi sağlamakla yükümlüdür. Kiracı da kusurundan sorumludur. Mahkemece, inşaat mühendisi ve sigorta hakemi bilirkişiden alınan 18.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda çeşmenin don hadisesi sebebiyle kırıldığını, kiracının dona karşı önlem almamış olması, ürünleri palet üzerinde sergileme ve teşhirini yapmaması ve kalorifer tesisatının geçtiği zeminde açılan deliklerin usulüne uygun şekilde kapatılmadığından kiracının %50, yapı sahibinin de kiraya verdiği mülkte bakım ve gözetimi ile malı kiracının faal kullanımına hazır etmek yükümlülüğünü yerine getirmediğinden %50 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamından dava dışı sigortalı kiracı ile davalı malikin birlikte kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Mahkemece 18.12.2014 tarihli rapora göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir...
Ekspertiz raporunda 6.402,00 TL demirbaş ve 65.855,00 TL emtia hasar bedeli olmak üzere toplam 72.257,257 TL hasar bedeli belirlenmiştir. Mahkemece inşaat mühendisi ve sigorta hakemi bilirkişiden oluşan 18.12.2014 tarihli heyet raporunda ekspertiz raporundaki hesaplama kabul edilerek; 6.402,00 TL demirbaş hasar bedelinden ve 65.855,00 TL emtia bedelinden %2 lütuf ödemesi indirimi yapılarak sonuç olarak 69.357,00 TL hasar bedeli belirlenmiştir. Daha sonra mahkemece çanta fiyatları konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 20.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda 50.738,80 TL emtia hasar bedeli ve 7.875,00 TL demirbaş bedeli olmak üzere toplam 58.613,80 TL hasar bedeli belirlenmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak raporda demirbaş hasarı hesaplanırken bu hesaba ekspertiz raporunda poliçe teminatında olmayan ve hesaba dahil edilmeyen hasarlar da hesaba katılmıştır. Bu durumda mahkemece inşaat mühendisi, sigorta eksperi ve çanta konusunda uzman başka bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporu da irdelenmek suretiyle sigortalı iş yerinde gerçekleşen su baskınının işyerinde nerelere sirayet edebileceği, işyerinin ne kadar kısmının su aldığı, su seviyesinin ne kadar yükselebileceği bu suretle işyerindeki eşyaların ne kadarına tesir edebileceği belirlenmek, poliçe hükümleri değerlendirilmek suretiyle hasarın ve hasar bedelinin net bir şekilde tespiti için ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kabule göre; hakkaniyet, Borçlar Kanunu'nda 41 inci (TBK 51) maddesinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya esnek bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini gözönünde tutması gerekmektedir. Somut olayda; mahkemece tüm hasarların sigorta şirketinin ekspertiz raporuna göre değerlendirildiği gerekçesiyle hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmiş ise de yasal dayanağı olmayan gerekçe ile hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmesi isabetli olmamıştır." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olayda davacı şirket nezdinde... Çanta İmalat San. Deri ve Teks. Ürün. Tic. Ltd. Şti.'nin Tekstil Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, davalının bu sigortalı şirketin faaliyette bulunduğu taşınmazın maliki olduğu, 10.12.2011 tarihinde davalının maliki olduğu binanın ana tesisatına bağlı bir musluğun kırılması sonucu su baskını olduğu ve iş yerinde bulunan sigortalı demirbaş ve mallar hasara uğradığı, davacı şirketin ödediği bedelin rücuen tahsilini talep ettiği, 18.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda çeşmenin don hadisesi sebebiyle kırıldığı, kiracının dona karşı önlem almamış olması, ürünleri palet üzerinde sergileme ve teşhirini yapmaması ve kalorifer tesisatının geçtiği zeminde açılan deliklerin usulüne uygun şekilde kapatılmadığından kiracının %50, yapı sahibinin de kiraya verdiği mülkte bakım ve gözetimi ile malı kiracının faal kullanımına hazır etmek yükümlülüğünü yerine getirmediğinden %50 kusurlu olduğunun belirlendiği, anılan raporda buna ilişkin davalı mal sahibinin %50'sinden sorumlu olduğu ve emtia ve demirbaş hasarlarının ayrı ayrı hesaplandığı, 08.03.2022 tarihli raporda demirbaş hasarları ekspertiz raporunda belirtilen kalemler üzerinden değerlendirme yapılmak suretiyle 6.402,00 TL olarak emtia hasarı ise 36.234,10 TL olarak hesaplanmış olup anılan bedelleri üzerinden %2 lütuf ödemesi indirimi yapılmak ve kusur durumu da nazara alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.868,05 TL'nin ödeme tarihi olan 13.02.2012'den itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından sigortalısına ödenen tazminat bedeli alacağın temliki hükümlerine göre temlik alındığından davanın açılan değer üzerinden kabul edilmesi gerektiğini, davanın bina malikinin kusursuz sorumluğuna dayandığını, sigortalı şirkete %50 oranında kusur izafe edilmesinin hukuki dayanağının olmadığını, bodrum katında bulunan emtiaların tamamının yerde değil raflarda bulunduğunun hasar fotoğrafları ile sabit olduğunu, hesap raporunun eksik inceleme ve hatalı tespitler içerdiğini, rapor ile bodrumda bulunan malların raflarda bulunmamasının hasarı arttrdığı gerekçesiyle bodrumdaki mallara ilişkin hesaplamanın yapılmamasının hatalı olduğunu, %2 oranında lütuf indirimi tespitinin hatalı olduğunu, ekspertiz raporunda zaten gerekli tüm indirimlerin yapıldığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacı ... ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen işyeri sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar tazminatının davalı yapı malikinden rücuen tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen işyeri sigorta poliçesi genel ve özel şartları
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinci varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan onama harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2023/1684, K. 2023/1514Ticari sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan sigortacının ödediği bedelin zarardan sorumlu davalılardan rücuen tahsili istemi – İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi, 2023/1684 E., 2023/1514 K.
- YargıtayE. 2024/7774, K. 2025/1486İşyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan sigortacının ödediği bedelin zarardan sorumlu davalılardan rücuen tahsili istemi – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/7774 E., 2025/1486 K.
- YargıtayE. 2023/9089, K. 2023/14094Davalı ... şirketi tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde yangın sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talebi – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/9089 E., 2023/14094 K.
- YargıtayE. 2023/5969, K. 2023/10222Zorunlu trafik sigortacısının zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın alkol nedeniyle sigortalısından rücuen tahsili istemi – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/5969 E., 2023/10222 K.
Örnek Dilekçeler
- Banka (Kredi Veren)Tüketici Kredisinde Erken Ödeme İndirimi ve Masraf İadesi Talebi (6502 sayılı Kanun m. 27)
- Asliye Hukuk MahkemesiYapı Malikinin Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiNakliyat (Emtia) Sigortası Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiKasko Sigortası Tazminat Dava Dilekçesi (Asliye Ticaret Mahkemesi)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.