"Babamdan kalan evi mi, borçlarını mı alıyorum?" Bu soru, miras açıldığında en çok korkulan konudur. Cevap hukuken nettir: Miras, bir bütündür ve mirasçılar mirasbırakanın hem mallarını hem de borçlarını devralır. Ancak kanun mirasçılara kendilerini korumak için üç ana yol sunar: mirası reddetmek, resmî defter tutturmak ve resmî tasfiye istemek. Bu yolların süreleri kısadır ve yanlış davranışlar hakları ortadan kaldırabilir.
Mirasla birlikte borçlar da geçer
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanır; aynî haklar, alacaklar ve zilyetliklerle birlikte borçlar da geçer ve mirasçılar mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Birden fazla mirasçı varsa tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar (TMK m. 641). Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcun tamamını dilediği mirasçıdan isteyebilmesi demektir. Borcu ödeyen mirasçı, iç ilişkide diğer mirasçılara pay oranında rücu edebilir (TMK m. 682).
Tereke borcu sayılan başlıca kalemler şunlardır: banka kredisi ve kredi kartı borçları, kira ve aidat borçları, vergi ve prim borçları, ödenmemiş fatura ve ticari borçlar, kefillik gibi taahhütler ile cenaze, tereke yazımı ve mühürleme giderleri. Ayrıca ana-babayla birlikte yaşayıp emeğini veya gelirini aileye özgüleyen ergin çocuk ve torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, terekenin borca batmaması koşuluyla tereke borcu sayılabilir (TMK m. 641/2). Mirasbırakanla birlikte yaşayan ve bakımı altında bulunan kişiler ölüm tarihinden itibaren üç aylık bakım ve geçim giderlerinin terekeden karşılanmasını isteyebilir (TMK m. 645).
Mirasçıyı koruyan üç yol
1. Mirasın reddi. Yasal mirasçılar için ret süresi, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç aydır (TMK m. 606). Ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak ve kayıtsız şartsız yapılır (TMK m. 609). Reddeden mirasçı, miras açıldığında sağ değilmiş gibi değerlendirilir ve payı diğer hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). En yakın mirasçıların tamamı reddederse miras sonraki mirasçılara geçmez; iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612). Süre kaçırılırsa miras kayıtsız şartsız kazanılmış olur (TMK m. 610). Ayrıntılar için Mirasın Reddi: Süresi, Usulü ve Sonuçları yazısına ve Mirasın Reddi Beyanı Dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.
Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2); bu durumun tespiti için süreye bağlı olmaksızın dava açılabilir (Mirasın Hükmen Reddinin Tespiti Dava Dilekçesi). Yargıtay uygulamasında bu davada alacaklının, mirasbırakandan alacağının kalmadığını bildirmesi gibi durumların hükmen ret tespitini etkileyebileceği görülmektedir.
2. Resmî defter tutulması. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden istenir; bir mirasçının istemi diğerleri hakkında da etkili olur (TMK m. 619). Hâkim malvarlığını ve borçları kayda geçirir, ilanla alacaklıları ve borçluları iki kez çağırır (TMK m. 620-621). Defter tutulduğu sürece icra takipleri ilerlemez, zamanaşımı işlemez (TMK m. 625).
İnceleme süresinin ardından her mirasçı bir ay içinde reddetme, resmî tasfiye isteme veya mirası deftere göre ya da kayıtsız şartsız kabul etme yönünde beyanda bulunur; beyan vermeyen mirasçı mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 626-627). Deftere göre kabul eden mirasçı, deftere kaydedilen borçlardan sorumlu olur; deftere yazılmayan borçlardan ise kural olarak, alacaklının kusursuz olarak kaydolamaması gibi istisnalar saklı kalmak üzere sorumlu değildir (TMK m. 628-629). Kefalet borçları ayrı kaydedilir ve mirasçılar bunlardan, kayıtsız şartsız kabul etseler bile, kefalet alacaklılarının iflas tasfiyesinde alabilecekleri miktarla sınırlı olarak sorumlu olur (TMK m. 630).
3. Resmî tasfiye. Her mirasçı, mirası reddetmek ya da resmî deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir; resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz. Mirasçılardan biri mirası kabul ederse bu istem dikkate alınmaz (TMK m. 632). Alacaklılar da alacaklarını tahsil edemeyeceklerinden haklı olarak şüphe ediyorlarsa ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir (TMK m. 633). Tasfiye sulh hâkimince veya atanan tasfiye memurlarınca, defter ve ilan yoluyla yürütülür; terekenin borçlarını karşılamaması hâlinde iflas usulü uygulanır (TMK m. 634-636). Dilekçe örneği için Terekenin Resmî Tasfiyesi Talebi sayfasına bakabilirsiniz.
Ret hakkını kaybettiren davranışlar
Mirasçı, süre dolmadan mirasçı sıfatıyla davranırsa, olağan yönetimi aşan işlemler yaparsa veya terekeye ait mallardan bir kısmını gizler ya da kendine mal ederse ret hakkını kaybeder (TMK m. 610). Dava veya icra takibi açarak zamanaşımını kesmek bu kapsamda sayılmaz. Bu nedenle borçlu olabileceği düşünülen terekede mal satmak, hesaptan para çekmek, aracı kullanmak veya taşınmazı kiralamak gibi işlemler yapmadan önce uzman görüşü almak yerinde olur. Bankadaki işlemlerle ilgili ayrıntı için Banka Hesaplarındaki Mirasın Çekilmesi yazısına bakınız.
Alacaklıların hakları ve sıralama
Mirasbırakanın alacaklıları, vasiyet alacaklılarından; vasiyet alacaklıları ise mirasçıların alacaklılarından önce ödeme alır (TMK m. 603). Malvarlığı borçlarını karşılamayan bir mirasçı, kendi alacaklılarını zarara sokmak amacıyla mirası reddetmişse bu alacaklılar (veya iflas idaresi) altı ay içinde reddin iptalini isteyebilir; iptal edilirse terekenin resmî tasfiyesi yapılır (TMK m. 617). Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar da ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldıkları değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu kalır; olağan eğitim giderleri ve âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır (TMK m. 618).
Paylaşmadan sonra sorumluluk
Alacaklının borcun bölünmesine veya nakline açık ya da örtülü olarak rıza göstermediği tereke borçlarından mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur; bu teselsül paylaşma tarihinden veya sonradan muaccel olacak borçlarda muacceliyet tarihinden beş yıl geçmekle sona erer (TMK m. 681). Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yüklenmemiş bir borcu ya da üstlendiği miktardan fazlasını ödeyen mirasçı diğer mirasçılara rücu edebilir (TMK m. 682). Paylaşmadan önce her mirasçı, tereke borçlarının ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir (TMK m. 649; Mirasın Paylaşılması Davası).
Süreleri bir arada görmek
- Mirasın reddi: ölümü öğrenmeden itibaren 3 ay.
- Resmî defter tutulması istemi: ret usulüne uyularak 1 ay.
- Alacaklının resmî tasfiye istemi: ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren 3 ay.
- Reddin iptali davası: 6 ay.
- Paylaşmadan sonra müteselsil sorumluluk: 5 yıl.
- Hükmen ret tespiti: süreye bağlı değil.
Sık yapılan hatalar
- Üç aylık ret süresini "borç yoktur" varsayımıyla geçirmek.
- Borçlu olabilecek terekeden mal satmak veya banka hesabından para çekmek.
- Altsoyun da ayrı ayrı ret beyanında bulunması gerektiğini unutmak.
- Resmî defter ve tasfiye seçeneklerini hiç değerlendirmemek.
- Paylaşma sonrasında borç sorumluluğunun sona erdiğini düşünmek.
Sonuç
Tereke borçları, mirasın görünmeyen yüzüdür. Mirasçıların seçenekleri vardır; ancak süreler kısa, sonuçlar ağırdır. Tereke borca batıksa ret, belirsizse resmî defter, karmaşıksa resmî tasfiye gündeme gelebilir. Doğru yol, her dosyada borçların ve malların ayrıntılı tespitine bağlıdır. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; mirasla ilgili diğer konular için Miras Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Mirasçı olarak ölenin tüm borçlarından sorumlu muyum?
Evet; mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen ve bütün malvarlıklarıyla sorumludur (TMK m. 599, 641). Bu sorumluluktan ancak mirası süresi içinde reddederek, resmî defter tutturarak veya resmî tasfiye isteyerek korunmak mümkündür.
Miras paylaşıldıktan sonra da borçlardan sorumlu olur muyum?
Alacaklının borcun bölünmesine veya nakline rıza göstermediği tereke borçlarından mirasçılar paylaşmadan sonra da müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk, paylaşma tarihinden veya sonradan muaccel olacak borçlarda muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçmekle sona erer (TMK m. 681).
Resmî defter tutulması ne işe yarar?
Mirası reddetme hakkı olan mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; defter sulh hâkiminden bir ay içinde istenir (TMK m. 619). Alacaklılar ilanla çağrılır ve borçlar deftere yazılır; mirasçı deftere göre kabul ederse deftere yazılmayan borçlardan kural olarak sorumlu olmaz (TMK m. 629).
Üç aylık ret süresini kaçırdım, çıkış yolu var mı?
Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır; bunun tespiti süreye bağlı olmaksızın dava edilebilir (TMK m. 605/2). Ancak tereke mallarını sahiplenen veya olağan yönetimi aşan işlem yapan mirasçı ret hakkını kaybedebilir (TMK m. 610).
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2020/(21)10-604, K. 2022/1020En yakın mirasçıların tamamı (tek mirasçı) mirası reddederse miras sonraki dereceye geçmez; sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre resen tasfiye edilir
- YargıtayE. 2024/2260, K. 2025/9134721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemi – Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2024/2260 E., 2025/913 K.
- YargıtayE. 2024/3816, K. 2024/4973Mirasın hükmen reddi: davalı alacaklı muristen alacağının kalmadığını bildirirse hükmen ret tespiti istemi reddedilmelidir
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2023/1970, K. 2023/1789Murise ait anonim şirket paylarının taksim olmaksızın mirasçılara aktarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti – İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, 2023/1970 E., 2023/1789 K.
Örnek Dilekçeler
- Sulh Hukuk MahkemesiTerekenin Resmî Tasfiyesi Talebi (TMK m. 632)
- Asliye Hukuk MahkemesiMirasın Hükmen Reddinin Tespiti Dava Dilekçesi (TMK m. 605/2)
- Sulh Hukuk MahkemesiMirasın Reddi Beyanı Dilekçesi
- Sulh Hukuk MahkemesiTerekenin Tespiti ve Defterinin Tutulması Talebi Dilekçesi